Havza Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre Ayetullah el-Uzma Hamaney’in İmam’ın (r.a.) vefat yıl dönümü törenlerinde her yıl yaptığı konuşmalar, İmam Humeynî’nin (r.a.) düşüncesini, yolunu ve hedeflerini tanımaya dair en önemli görüşlerini içermektedir. Bu konuşmalarda ele alınan konuların önemine binaen, İslam İnkılabı Rehberi’nin son 35 yılda İmam’ın vefat yıl dönümü münasebetiyle yaptığı konuşmalardaki temel başlıklar ve seçilmiş ifadeler aşağıda yayımlanmıştır.
2024
• İmam’ın (r.a.) Filistin meselesi ve ülke meselelerindeki ileri görüşlülüğü
İmam’ın (r.a.) Filistin’in geleceği hakkında elli yıl veya daha önce ortaya koyduğu öngörüler, bugün yavaş yavaş gerçekleşmektedir. İmam’ın (r.a.) Filistin meselesindeki bu ileri görüşlülüğü son derece önemli bir konudur. Elbette bu ileri görüşlülük, geleceği öngörme kabiliyeti ve olayları değerlendirmedeki isabetli bakışı yalnızca Filistin meselesine özgü değildi. Ülkedeki birçok önemli ve güncel konuda da İmam’ın (r.a.) görüşleri, onun derin bakışı ve öngörüleri, bunları işitenlerin gözleri önünde gerçekleşmiş; bunun pek çok örneği görülmüştür.
2023
• Büyük tarihî dönüşümlerin mimarı: İmam (r.a.)
Bizim büyük İmamımız üç büyük, tarihî ve olağanüstü iş gerçekleştirdi; üç büyük dönüşüm meydana getirdi: Biri ülke düzeyinde, biri İslam ümmeti düzeyinde ve biri de dünya düzeyinde. Bu üç dönüşümün hiçbirinin tarihte benzeri yoktur. Hatta insan, gelecekte de bunlara benzer dönüşümlerin ortaya çıkacağını öngörmekte zorlanır. Bu özellik yalnızca İmam’a (r.a.) mahsustur.
2022
• İmam’ın, İslam İnkılabı’nın ikinci adımı için gençlere bıraktığı dersler
Millî ve inkılabî sorumluluğu üstlenecek, İslam İnkılabı’nın ikinci adımını taşıyacak ve gelecekte ülkeyi yönetecek olan genç ve bilinçli neslimizin gerçek bir yazılıma ihtiyacı vardır. İnkılap yolunu doğru şekilde kat edebilmek için böyle bir kılavuza ihtiyaç vardır; çünkü bu yol, İran’ı ve İran milletini en yüksek zirvelere ulaştıracaktır. Gençlerin güvenilir ve kapsamlı bir rehbere ihtiyacı vardır; bu rehber onlara yardımcı olabilir, ilerlemelerini hızlandırabilir ve hatta bazı durumlarda dönüşüm meydana getirebilir. Bu rehber ise İmam’ın (r.a.) dersleridir; hem sözlerinde hem de davranışlarında aranıp bulunabilecek derslerdir.
2021
• İmam’ın (r.a.) en önemli yeniliği: İslam Cumhuriyeti
İmam’ın (r.a.) birçok yeniliği ve özgün girişimi vardı; ancak bunların en önemlisi İslam Cumhuriyeti’dir. Bu, İmam’ın (r.a.) ortaya koyduğu eşsiz bir fikirdi. Bu düşünce, dinî halk yönetiminin resmî bir kimlik kazanmış şeklidir ve İran milletinin düşünce ve iradesinden doğan, İmam’ın liderliğinde şekillenen sistemin adı olmuştur.
2020
• İmam’ın dönüşüm isteme ve dönüşüm meydana getirme ruhu
İmam’ın (r.a.) en önemli ve en belirgin özelliklerinden biri onun değişim ve dönüşüm talep eden, aynı zamanda dönüşüm meydana getiren ruhuydu. İmam (r.a.), hem ruhen değişim isteyen bir insandı hem de değişim oluşturan bir rehberdi. Dönüşüm meydana getirme konusundaki rolü yalnızca bir öğretmen, hoca veya eğitimci rolü değildi; o, bizzat mücadelenin içinde bulunan bir komutan ve gerçek anlamda bir rehberdi.
2019
• İmam’ın direniş mantığı
İmam (r.a.), direnişi heyecanla ya da geçici duygularla seçmedi. İmam’ın (r.a.) direnişi tercih etmesinin arkasında mantıksal, aklî, ilmî ve elbette dinî temellere dayanan güçlü bir dayanak vardı. İmam’ın kararlılığı ve direnişinin arkasında sağlam bir düşünce ve mantık bulunuyordu.
2018
• İmam Humeynî (r.a.) ile Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s.) arasındaki benzerlikler
Bu yılki anma törenlerinin, Hz. Ali’nin (a.s.) şehadet günleriyle aynı zamana denk gelmesi, insanın zihninde gerçek takipçi ile o yüce önder arasında bazı benzerlikleri canlandırmaktadır. Bu benzerlikler, İran milleti ve İslam ümmeti için bir iftihar vesilesidir. Bu benzerliklere dikkat etmek, doğru yolu bulmak ve İmamımızı (r.a.) daha iyi tanımak açısından önemli ve faydalıdır.
2017
• İmam’ın (r.a.) şahsî ve ilkesel cazibesi
İmam’ın (r.a.) çekiciliği ve etkileyiciliği o kadar güçlüydü ki toplumun farklı kesimlerini özellikle de gençleri mücadele sahasına çekebildi. Bu çekiciliğin bir kısmı doğrudan İmam’ın (r.a.) şahsiyetinden kaynaklanıyordu. O, son derece güçlü, sağlam karakterli ve zorluklar karşısında direnme kudretine sahip bir şahsiyetti.
Bunun yanında İmam’ın cazibesinin önemli bir bölümü de ortaya koyduğu ilke ve prensiplerden kaynaklanıyordu. İnsanları etkileyen ve etrafında toplayan unsur yalnızca kişiliği değil, aynı zamanda savunduğu değerler ve fikirlerdi.
2016
• İnkılapçılığın ölçüleri
Biz İmam’ı (r.a.) her zaman çeşitli sıfatlarla tanımlarız; ancak iman sahibi, ibadet ehli ve inkılapçı sıfatı — ki İmam’ı bu sıfatla daha az tanımlamışızdır — aslında kapsamlı bir sıfattır. İslam İnkılabı’nın İmamı demek, “inkılap” kavramının içerdiği bütün özelliklerin önderi demektir. İmam’a (r.a.) karşı daima öfke duyan ve ondan korkan maddî güçlerin asıl rahatsızlığı da İmam’ın (r.a.) inkılapçı karakterinden kaynaklanıyordu: Bugün de İran milletinin düşmanları, onun inkılapçı özelliğine karşı düşmanlık beslemektedir.
2015
• İmam’ın şahsiyetinin tahrif edilmesi
Eğer İran milleti büyük hedeflerine ulaşmak ve bu yolu sürdürmek istiyorsa, İmam’ın (r.a.) yolunu doğru tanımalı, onun ilkelerini doğru anlamalı ve İmam’ın (r.a.) şahsiyetinin tahrif edilmesine izin vermemelidir. Çünkü İmam’ın (r.a.) şahsiyetini tahrif etmek, onun yolunu tahrif etmek ve İran milletini dosdoğru yoldan saptırmak anlamına gelir.
2014
• İmam’ın (r.a.) yol haritası
Hedefe ulaşabilmek için yolu kaybetmemek gerekir. Yolu kaybetmemek için de temel ve asıl haritanın gözümüzün önünde bulunması, onu iyi tanımamız ve bilmemiz gerekir. İmam’ın haritası ve temel hedefi, İslamî akılcılık esasına dayanan medenî ve siyasî bir düzen inşa etmekti.
2013
• İmam’ın (r.a.) üç temel inancı
İmamımızda (r.a.) üç temel inanç vardı ve bu üç inanç ona kararlılık, cesaret ve direnç kazandırıyordu: Allah’a inanmak, halka inanmak ve kendine inanmak. Bu üç inanç, İmam’ın şahsiyetinde, kararlarında ve bütün hareketlerinde gerçek anlamıyla kendini göstermiştir.
2012
• Millî izzet
Herkesin imkânsız dediği büyük işler, İmam’ın (r.a.) ortaya çıkışıyla mümkün hâle geldi. Kırılması imkânsız denilen bütün engeller, onun varlığıyla aşılabilir hâle geldi. O, sadece şahsen izzet ve manevî kudretin sembolü olmakla kalmadı; aynı zamanda izzet ruhunu milletin içinde de yeniden canlandırdı. Bu, İmam’ın (r.a.) en önemli hizmetlerinden biriydi.
2011
• İmam'ın (r.a.) Mektebi’nin boyutları
İmam’ın (r.a.) mektebi bütüncül bir sistemdir; eksiksiz bir düşünce ve değerler bütünüdür. Bu mektebin çeşitli boyutları vardır ve bunların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Büyük İmam’ın mektebindeki iki temel boyut, maneviyat ve akılcılıktır. Bunun yanında üçüncü bir boyut daha vardır ki o da adalettir. Bu üç unsur, İmam’ın (r.a.) düşünce sisteminin temel sütunlarını oluşturmaktadır.
2010
• İmam (r.a.), İslam İnkılabı’nın en önemli ölçütüdür
İmam (r.a.), İslam İnkılabı’nın en belirgin ve en önemli ölçütüdür; İmam’ın (r.a.) davranışları ve sözleri bunun en açık göstergesidir. Bazılarının hoşnutluğu için İmam’ın (r.a.) gerçek tutumlarını inkâr etmek, gizlemek veya geri plana itmek doğru değildir. İmam’ın (r.a.) açıkça ifade ettiği bazı görüşleri saklamamız, söylemememiz ya da önemsiz göstermemiz gerektiği düşünülemez. Hayır; İmam’ın (r.a.) kimliği ve şahsiyeti, bizzat en açık ifadelerle ve en net sözlerle ortaya koyduğu bu tutumlarla şekillenmiştir.
2009
• İmam’ın (r.a.) hareketi (nehzeti)
Gerçekte İmamımız (r.a.), ülkemizde ve İslam dünyasında meydana getirdiği bu büyük hareket sırasında iki bayrağı yükseltmiş ve daima dalgalandırmıştır. Birinci bayrak, İslam’ın yeniden ihyası bayrağıydı; yani bu büyük ve sınırsız gücü yeniden toplumsal hayata taşımak. İkinci bayrak ise İran’ın ve İran milletinin izzet ve onur bayrağıydı.
2008
• İmam’ın (r.a.) vasiyetnamesini yeniden okumak
İmam’ın (r.a.) eli ve onun işaret parmağı, hayatımızın bütün dönemeçlerinde bize yol göstermektedir. İmam’ın bıraktığı en güçlü ve en değerli manevî miraslardan biri de onun vasiyetnamesidir. Bu nedenle halkın, çeşitli sorumluların ve özellikle gençlerin farklı zamanlarda bu vasiyetnameyi yeniden okumaları ve üzerinde düşünmeleri gerekir.
2007
• İslam İnkılabı’nın kimliği
İmamımız (r.a.), siyasetin çalkantılı dünyasında ve bu bölgede yeni bir kimlik ortaya çıkarmayı başardı. Bu kimlik, İslam Cumhuriyeti kimliği ve onu kurup koruyan diri ve bilinçli İran milletinin kimliğidir. Bu hem İslamî hem de millî bir kimliktir. Üstelik bu kimlik yalnızca İran milletine ait değildir; İslamî kimlik, bütün İslam ümmetine aittir.
2006
• İmam’ın (r.a.) hareketinin kazanımları
İmam’ın (r.a.) diktiği ve Allah Teâlâ’nın bereket vererek dallarını bu denli genişlettiği bu mübarek ağacı hep birlikte korumalıyız. Devlet görevlileri, halkın bütün kesimleri, siyasî seçkinler, bilim insanları, ilim havzası mensupları, üniversite çevreleri, işçiler ve toplumun diğer tüm kesimleri bu sorumluluğu paylaşmalıdır.
2005
• İmam’ın (r.a.) siyaset mektebi
İmam’ın (r.a.) düşünce sistemindeki temel öz, din ile dünya arasındaki ilişkidir. Bu konu bazen “din ve siyaset” veya “din ve hayat” ilişkisi olarak da ifade edilir. İmam (r.a.), din ile dünya arasındaki bağlantıyı açıklarken İslam’ın görüşünü ve öğretilerini bütün çalışmalarının temeli, ruhu ve esası olarak kabul etmiştir.
2004
• İmam’ın (r.a.) siyaset mektebinin temel göstergeleri
İran milletinin onurlu yolunda teslim olmadan direnmesinin ve kararlılıkla ilerlemesinin en önemli sebeplerinden biri, İmam’ın (r.a.) siyasî felsefesi ve siyasî mektebidir. Milletimiz bu düşünceye bütün kalbiyle inanmıştır. İnkılap düşmanlarının, İmam’ın felsefesiyle, mektebiyle ve hâlâ canlılığını koruyan şahsiyetiyle mücadele etmekten başka çareleri yoktur; çünkü kendi düşüncelerine göre ancak bu şekilde İran milletini geri adım atmaya ve teslim olmaya zorlayabileceklerini sanmaktadırlar.
2003
• İmam’ın (r.a.) çalışmalarının temel ekseni
İmam’ın (r.a.) bütün ilke ve yöntemlerinin özü iki temel unsurda özetleniyordu: İslam ve halk. İmam’ın (r.a.) halka olan inancı da İslam’dan kaynaklanıyordu. Çünkü milletlerin hakkını, millet iradesinin önemini ve onların mücadele ile sahadaki varlığının etkisini vurgulayan İslam’dır. Bu yüzden İmam (r.a.), çalışmalarının merkezine İslam’ı ve halkı yerleştirdi: İslam’ın yüceliği, halkın yüceliği; İslam’ın gücü, halkın gücü; İslam’ın yenilmezliği, halkın yenilmezliği.
2002
• İslam İnkılabı’nın temel ilkeleri
İmam’ın (r.a.) şahsiyeti, onun temel ilkelerinden ayrı düşünülemez. Gerçekte İslam İnkılabı’nın kimliği ve temel prensipleri, aynı zamanda İmam’ın (r.a.) şahsiyetinin de belirgin çizgilerini oluşturmaktadır. İnkılap hakkında söylenen her söz, aslında İmam hakkında söylenmiş bir sözdür.
2001
• Sistemi oluşturan temel unsurlar
İmam (r.a.), İslam Cumhuriyeti sistemini kurarken ve şekillendirirken, bu sistemi güçlü ve kalıcı kılabilecek bütün unsur ve bileşenleri dikkate aldı ve onları büyük bir ustalıkla bu sağlam yapının içine yerleştirdi. Bu temel unsurlar şunlardır: İslam, halk, hukuk düzenine bağlılık ve düşman karşısında tavizsiz duruş.
2000
• İnançlı halk gücünün rolü
İmam’ın (r.a.) hareketinin, onun büyük dersinin ve bu millete ve diğer milletlere sunduğu en önemli hizmetin özü şuydu: İnsanlara “Yapabilirsiniz ve güç sizdedir” demek. Güç halkın elindedir ve halka aittir; önemli olan bu gücü harekete geçirmektir. Bunun için irade göstermek, karar almak, toplum üzerinde etkisi olan kişilerin sahaya çıkması ve halkın fedakârlığa hazır olması gerekir. Böyle olduğunda bütün işler başarılabilir ve başarılar elde edilir.
1999
• İmam’ın (r.a.) yolunun özellikleri
İmam’ın (r.a.) yolu, hem İslam İnkılabı’nın başlangıcında hem onun hayatta olduğu dönemde hem de bugün, bu ülkenin kurtuluş yolu olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
1998
• İslam İnkılabı’nın sermayeleri
İmam’ın (r.a.) hareketinde iki temel nokta vardı ve bu iki unsur, İslam İnkılabı’nın en değerli sermayesi olmuştur:
1. İslam İnkılabı'nın hedefi İslam’dır.
2. İslam İnkılabı'nın askerleri ve ordusu, ezilenler, yoksullar ve aynı zamanda genç nesildir.
1997
• İslam İnkılabı’nı tehdit eden iki tehlike
İslam İnkılabı gibi büyük hareketler genellikle iki büyük tehlikeyle karşı karşıya kalır: Donukluk ve taassup ya da edilgenlik ve kendini kaybetme (infiâl).
İmam’ın (r.a.) seçtiği yol, bu iki aşırılığın ortasındaki yoldu. Bu, İmam’ın (r.a.) en büyük derslerinden biriydi ve İslam İnkılabı’nın ayakta kalmasını sağladı. Bugün de Allah’ın lütfuyla aynı yol ve aynı çizgi bu ülkede geçerliliğini ve itibarını korumaktadır.
1996
• İmam’ın (r.a.) direnci ve sebatı
İmam’ın (r.a.) hareketi, birçok yönüyle İmam Hüseyin’in kıyamına benzemektedir ve büyük ölçüde Hüseynî hareket örnek alınarak şekillenmiştir. Bu iki hareketin ortak ve belirgin özelliklerinden biri de direniş ve sebat ruhudur. Zorluklar karşısında geri adım atmamak, hedefe bağlı kalmak ve ilkelere sadakat göstermek her iki harekette de açıkça görülmektedir.
1995
• İslam İnkılabı’nın ilerleyişi
Büyük İslam İnkılabı -ki İmam (r.a.) onu yönlendirdi- iki farklı boyuta sahiptir: Birinci boyut, ülke içi ve İran’a ait boyuttur. İkinci boyut ise küresel, uluslararası, İslamî ve insanî boyuttur.
Bu iki alanda da sahip olduğumuz kabiliyetlerin bereketi, o büyük liderin rehberliği ve aziz milletimizin mücadelesi ile fedakârlığı sayesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
1994
• İslamî sistemin kurulması
İmam’ın (r.a.) bu ülkede kurduğu İslamî sistemin anlamı şudur: Milletin hayat tarzı hem şekil hem de içerik bakımından İslamî bir nitelik kazansın ve toplumun yönelişi İslam eksenli olsun.
Bu sistemin temel unsuru Allah’a ve gayb âlemine imandır. Bunun yanında sistemin dış çerçevesini ve uygulama biçimini oluşturan unsur ise İslam şeriatıdır.
1993
• Küresel akımlar ve İmam (r.a.)
İmam’ın (r.a.) vefatından sonra da iki temel akım varlığını sürdürmüştür ve görünüşe göre Allah’ın dilediği zamana kadar da devam edecektir.
Birinci akım, küresel güçlerin ve dünya istikbarının İslam İnkılabı’na karşı sürdürdüğü düşmanca ve kötü niyetli tutumdur.
İkinci akım ise İslam’a yöneliş hareketinin yayılması ve birçok İslam ülkesindeki genç nesillerin İmam’ın (r.a.) hareketine katılmasıdır. Bu akım da İmam’ın (r.a.) hayatı döneminde büyük bir hız ve genişlikle var olmuş ve etkisini sürdürmüştür.
1992
• İmam’ın (r.a.) yönetim anlayışı
İmam’ın (r.a.) vefatından sonra milletin onun çizgisini sürdürme konusundaki hareketi tıpkı inkılap sürecinde, dayatılan savaş yıllarında ve diğer büyük imtihanlarda gösterdiği çaba gibi istisnai ve unutulmaz bir hareket olmuştur.
“İmam’ın (r.a.) çizgisi” denildiğinde kastedilen, ümmetin İmamı’nın yönetim anlayışı ve devlet idaresindeki yöntemidir. Bu çizgi, İslam Cumhuriyeti sistemini açıklayan ve ona anlam kazandıran temel yaklaşımdır.
1991
• Sorunlardan kurtuluş yolu
Allah’ın lütfuyla, on iki yıldır kararlılıkla sürdürdüğünüz bu mübarek hareketi aynı birlik ruhuyla devam ettirir; İslam’a bağlılığınızı korur; birlik, güç ve izzet içerisinde samimi sorumluların arkasında yürümeyi sürdürürseniz, İslam’ın büyük düşmanlarının bu millete karşı oluşturduğu bütün sorunları bizzat siz ortadan kaldırabilirsiniz.
Böylece ülkeyi gerçek anlamda İslamî, özgür, gelişmiş ve örnek bir ülkeye dönüştürmeniz mümkün olacaktır.
1990
• İmam’ın (r.a.) hareketinin dünyaya etkisi
İran’daki İslam İnkılabı, bu bölgede İslamî sistemin kurulması ve milletimizin büyük liderinin rehberliğinde İslam İnkılabı’nı ve İslam’ı korumak için verdiği uzun mücadeleler sonucunda dünyada önceki dönemlerden farklı özelliklere sahip yeni bir çağ ortaya çıkmıştır.
Dünyanın maddî güçleri bunu açıkça kabul etmeseler de bu yeni dönemin etkisi altında kalmış ve onu hissetmişlerdir. Bu yeni çağa ve döneme “İmam Humeynî Dönemi” adı verilmelidir.
yorumunuz