Pazar 7 Haziran 2026 - 00:16
Direniş Olmasaydı, İsrail Düşmanı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na Ulaşırdı

Havza / Lübnanlı tanınmış âlim Lübnan Cumhurbaşkanı'na gönderdiği mesajda "Siyonist ordunun çekilmesini talep etmeksizin direnişin nehrin güneyinden çekilmesini talep eden kişi, Lübnan'ı ve onun egemen cephelerini temsil etmemektedir." ifadelerini kullandı.

Havza Haber Ajansı'nın aktardığına göre Lübnan'ın önde gelen Şii müftüsü ve tanınmış âlimi Şeyh Ahmed Kablan, Lübnan Cumhurbaşkanı General Jozef Avn'a hitaben bir mesaj yayımladı.

Mesajda şu ifadeler yer aldı: "Siyonist ordunun çekilmesini talep etmeksizin direnişin nehrin güneyinden çekilmesini talep eden kişi, Lübnan'ı ve onun egemen cephelerini temsil etmemektedir."
Bu mesajın devamında şu ifadeler yer almaktadır: "Siz, birleştirici olması gereken konumdasınız ayrıştırıcı değil. Aksi takdirde ulusal meşruiyetinizi kaybedersiniz. Cumhurbaşkanlığı makamına yakışmayan bu tür pozisyonlardan vazgeçmenizi tavsiye ederiz. Çünkü cumhurbaşkanlığı, Lübnan ailesinin ortak ünvanı olmak için vardır, onu parçalamak için değil."

Şeyh Kablan şöyle ekledi: "Siyonist rejimle yapılan güvenlik anlaşmalarını savunmak, cumhurbaşkanlığı ile bağdaşmayan bu tür pozisyonlara yakışmaz. Reis Nebih Berri bu alanda tarihi bir model ve semboldür; pek çok kişi ondan ders çıkarabilir. Sayın Cumhurbaşkanı, gelin 'temsiliyet' fikrinden uzaklaşalım. Çünkü ulusal ve halk temsiliyeti Nebih Berri ve Şeyh Naim Kasım ile başlar. Güneşin yol göstericiye ihtiyacı yoktur. Temsilcisi olmayanların hikayesi ise bellidir, biz bu konuya girmek istemiyoruz."

Şeyh Kablan sözlerine şöyle devam etti: "Güneyi, Dahiye’yi ve Beka’yı temsil etmeyen hiçbir ulusal kurum Lübnan'ı temsil edemez. Ulusunu, cephelerini, egemenliğini ve ulusal mücadelelerini temsil etmeyen ulusal kurumlar, halkı ve ülkeyi temsil etme hakkından yoksundur. Terörist İsrail ile zorlu bir savaşın içinde olan biri, Lübnan'ın egemenliğini kaybetmesi pahasına İsrail lehine güvenlik düzenlemeleri sunmamalı ve direniş yapısının tasfiyesini taahhüt etmemelidir. Bu direniş ülkeyi, hükümeti ve 'Baabda Sarayı' da dahil olmak üzere farklı bölümleri özgürleştiren yapıdır."

Lübnanlı Şii âlimi şunları vurguladı: "Bu savaşta İsrail’in cephaneliğini güney sınırları boyunca darmadağın eden efsanevi direniş olmasaydı, İsrail düşmanı Baabda Sarayı’na ulaşırdı. Bu nedenle sayın Cumhurbaşkanı; kendi halkını temsil eden biri Güney Lübnan halkının yerlerinden edilmesine onay vermez. Lübnan ordusunun ulusal savunmasını engelleyip, aynı zamanda Siyonist ordunun çekilmesini talep etmeksizin direnişin nehrin güneyinden çekilmesini talep eden kişi, Lübnan'ı ve onun egemen cephelerini temsil etmemektedir. 

Şeyh Kablan, iddiaları ve içi boş propaganda oyunlarını çürütmek adına şunları söyledi: "İran, Washington'ın yaptığı gibi dostlarını kendi ülkelerinin çıkarları aleyhine kullanmaz. Sizden, sivil barışı ve ulusal sözleşmeyi ateşlemek yerine korumanız bekleniyor. Hatırlatmak isterim ki, terörist İsrail’i Beyrut’a saldırması durumunda savaşa gireceği konusunda tehdit eden İran’dı. İsrail’e Beyrut’a saldırması için yeşil ışık yakan ise İran değil, ABD Dışişleri Bakanı'ydı. İran, 2000 yılında ulusal özgürlüğe en büyük tarihi desteği veren ülkedir. İran ABD'nin planlarının ve büyük İsrail savaşlarının Lübnan'ı yutmaması için verdiği sözün arkasında durmaya devam etmektedir."

Direniş Olmasaydı, İsrail Düşmanı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na Ulaşırdı

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha