Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre Cumhurbaşkanı Dr. Mesud Pezeşkiyan, Kum ziyareti programları kapsamında Kum İlimler Havzası Müderrisler Cemiyeti üyeleriyle samimi, kapsamlı ve iki saatten fazla süren bir toplantı gerçekleştirerek son iki yılda ülkedeki en önemli gelişmeleri, zorlukları, tehditleri ve stratejik kararları anlattı.
Doğrudan diyaloga dayalı bir atmosferde gerçekleşen bu toplantıda Cumhurbaşkanı, nizamın, düşmanların aşırı istekleri ve saldırganlıkları karşısında elde ettiği önemli başarıları ve kazanımları açıklayarak; İranlıların direnişini, silahlı kuvvetlerin cansiperane savunmasını ve halkın ülkeye destek konusundaki görkemli ve etkili varlığını İran tarihinde altın bir sayfa olarak nitelendirdi. Bunun İslam dünyasında ve dünyadaki özgürlük arayışındaki insanlar nezdinde ülkenin onur ve gurur kaynağı olduğunu ifade etti.
İran Milletinin Direnişine ve Silahlı Kuvvetlerin Fedakarlığına Takdir
Pezeşkiyan konuşmasının başında, son dayatılan savaşın şehitlerini anarak, ülkenin zor koşullarından geçişte İran milletinin direnişini, silahlı kuvvetlerin fedakarlığını ve toplumun farklı kesimlerinin eşsiz dayanışmasını takdir etti ve şunları söyledi: "Geçtiğimiz aylarda yaşananlar; ulusal bütünlüğün, halkın İran'a, inkılaba ve nizama olan sadakatinin ve ülkenin tüm kapasitelerinin ulusal onur ve güvenliği savunmak için hazır olduğunun açık bir göstergesiydi."
Ülkenin Ana Sermayesi, Halk ile Nizam Arasındaki Karşılıklı Güvendir
Cumhurbaşkanı, silahlı kuvvetlerin ülkeyi savunmadaki destansı mücadelesine ve aynı zamanda özel koşullar altında halkın ihtiyaçlarını karşılamada esnafın, üreticilerin, zanaatkarların, tüccarların ve ekonomik aktörlerin işbirliğine atıfta bulunarak şunları ekledi: "Düşmanların kapsamlı baskılarla ülkede kaos ve güvensizlik yaratmaya çalıştığı günlerde, İran milleti; dayanışması, sorumluluk bilinci ve bilinçli duruşuyla onların planlarını boşa çıkardı ve ülkenin ana sermayesinin halk ve halkla nizam arasındaki karşılıklı güven olduğunu bir kez daha gösterdi."
Pezeşkiyan sözlerine devam ederek, hükümetin göreve başlamasından bu yana ülkenin durumu hakkında bir rapor sunarak, son iki yılda hükümetin yönetim kapasitesinin büyük bir kısmının krizleri yönetmeye, dış baskıların etkilerini azaltmaya ve bu zorlukların sonuçlarının halkın günlük yaşamına yansımasını önlemeye harcandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı, düşmanların ülkenin yönetiminde aksaklıklar yaratmaya yönelik kapsamlı çabalarına değinerek şunları söyledi: "Bugün toplumda görülen şey, düşmanların istikrarsızlık yaratma, ekonomik yapıları çökertme ve ulusal bütünlüğü bozma hedeflerinin gerçekleşmesine izin vermeyen tüm yürütme organlarının, devlet kurumlarının, silahlı kuvvetlerin gece gündüz süren çabalarının ve halkın desteğinin bir sonucudur."
Cumhurbaşkanı devamında hükümetin çeşitli alanlardaki eylemlerini açıklayarak; tüm baskılara, tehditlere ve mali sıkıntılara rağmen enerji güvenliğini artırmak, dengesizlikleri yönetmek, enerji üretim ve dağıtım altyapılarını geliştirmek için uygulanan programlara, elektronik kupon (kala berg) uygulamasının hayata geçirilmesi dahil olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik destek politikalarına, eğitimde adaletin geliştirilmesine, sağlık sisteminin güçlendirilmesine, savaştan kaynaklanan zararların telafi edilmesine, hasar gören bölgelerin yeniden inşasına, üretimin desteklenmesine, savunma kapasitesinin ve silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine değindi.
Pezeşkiyan ayrıca, sosyal yönetişim alanında "mahalle odaklı" yaklaşımı hükümetin önemli stratejilerinden biri olarak değerlendirerek şunları ifade etti: "Bu yaklaşımın amacı, karar alma, karar verme ve programların uygulanması süreçlerine halkın katılımını artırmak ve yerel düzeyde sosyal sermayeyi güçlendirmektir."
Önde Gelenler, Ülkenin Gerçeklerini Halka Açıklamalıdır
Ülkenin koşullarını analiz ederken gerçekçi olmanın gerekliliğini vurgulayan Cumhurbaşkanı şunları ekledi: "Tüm önde gelenlerin, medyanın ve referans gruplarının sorumluluğu, ülkenin gerçeklerini halka açıklamak, hayal kırıklığına yol açabilecek gerçek dışı beklentiler ve asılsız umutlar yaratmaktan kaçınmaktır."
Pezeşkiyan konuşmasının bir diğer bölümünde son müzakere sürecini ve anlaşmayı detaylandırdı. Bu alandaki karar alma sürecinin karmaşıklıklarına işaret ederek şunları söyledi: "Müzakerelerin tüm aşamaları nizamın makro politikaları çerçevesinde, İslam İnkılabı Rehberi ile tam ve sürekli bir koordinasyon içinde ve ülkenin yasal mekanizmaları zemininde yürütülmüştür."
Cumhurbaşkanı şunları ekledi: "Mevcut kısıtlamalara ve güvenlik mülahazalarına rağmen, anlaşmanın nihai metni yetkili mercilerde yapılan uzman ve güvenlik incelemelerinin ardından değerlendirildi ve Yüksek Milli Güvenlik Konseyi'nde üyelerin güçlü desteğini aldı."
Hükümet Hiçbir Koşulda Düşmanların Dayattığı İsteklere Boyun Eğmeyecek
Pezeşkiyan şunları vurguladı: "Hükümet, müzakerelerin tüm aşamalarında İran milletinin haklarının alınmasını onur, iktidar ve ulusal çıkarların korunması perspektifinden takip etmiştir; hiçbir koşulda düşmanların dayattığı taleplere boyun eğmemiştir ve eğmeyecektir."
Cumhurbaşkanı, son anlaşmayı İran milletinin diplomasi arenasındaki kazanımlarından bir diğeri olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: "Maalesef, düşman medyanın psikolojik operasyonlarıyla aynı doğrultuda hareket eden bazı kesimler, müzakere heyetini yıpratarak ve ulusal kararları sorgulayarak bu başarının zayıflatılmasına zemin hazırlamaya çalışıyor."
Pezeşkiyan daha sonra, Müderrisler Camiası üyeleri tarafından gündeme getirilen ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel meseleler ve müzakere süreci hakkındaki konulara açık ve şeffaf açıklamalar getirdi. Ülkenin makro karar alma süreçlerinde etkili olan bazı gerçekleri ve mülahazaları açıklayarak, ülkenin yönetilmesindeki şartların ve gerekliliklerin daha doğru bir şekilde anlaşılmasının zaruretini vurguladı.
Cumhurbaşkanı bu bölümde, nizamın iç bütünlüğünün ve devletin farklı erkleri arasındaki sinerjinin ülkenin sorunlarını çözmede başarının şartı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Sorunlar karşısında ortak bir dile ve ortak bir anlayışa ulaşmadığımız sürece, ulusal hedeflere ulaşmak zor olacaktır."
Şehit Rehber Her Zaman Hükümetin Destekçisiydi
Şehit Rehberin hükümete verdiği desteklere ve nizamın farklı bölümleri arasındaki koordinasyona gösterdiği özene değinen Pezeşkiyan şunları ekledi: "Kendileri her zaman hükümetin destekçisiydi ve çeşitli durumlarda karar verici kurumlar arasındaki koordinasyon ve sinerjinin önemini vurguladılar. Sadece kendi yetkisinde olan karar alma durumlarında bile yürütme organı dahil olmak üzere diğer erklerle koordinasyonu zorunlu görürlerdi."
Cumhurbaşkanı, hükümetin ekonomi politikaları ve bunun ülke ekonomisi üzerindeki etkileri hakkında şunları ifade etti: "Döviz sübvansiyonu ödeme sistemindeki reform, ülkenin yüksek karar alma mercileriyle tam bir koordinasyon içinde gerçekleştirildi. Bu adım; rant, yolsuzluk ve temel gıda maddelerinin tedarikindeki aksamaların önlenmesinde önemli etkilere sahip oldu."
Pezeşkiyan şunları ekledi: "Ülkenin ciddi döviz kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu mekanizmanın düzeltilmesi ve yürütme organlarının stratejik rezervleri tamamlamak için gece gündüz çabalaması, savaş döneminde ve kriz koşullarında temel ihtiyaç maddelerinde sıkıntı yaşamamamızı sağladı."
Cumhurbaşkanı müzakere sürecine ilişkin dile getirilen belirsizlikler hakkında da şunları açıkça belirtti: "İran İslam Cumhuriyeti hiçbir koşulda milletin haklarından, temel ilkelerinden ve ulusal çıkarlarından geri adım atmayacaktır. Ülkenin asıl dayanağı Yüce Allah, halk ve nizamın rehberliğidir."
Pezeşkiyan sözlerine şöyle devam etti: "Ülkenin hassas koşullarında karar almak, farklı seçenekler arasında seçim yapmayı ve her bir yolun maliyet ve faydalarının dikkatlice değerlendirilmesini gerektirir. Son dönemde de Yüksek Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin genel kanısı, sahadaki kazanımları pekiştirmek ve ulusal çıkarları güvence altına almak için diplomasinin kapasitesinden yararlanılması yönünde olmuştur."
Hükümet, İran Milletinin Haklarının Alınmasından Geri Adım Atmayacak
Cumhurbaşkanı ayrıca ABD ve Siyonist rejimin İran milletine karşı işlediği cinayetlerin hukuki takibi hakkında şunları söyledi: "Hükümet, bu suçları takip etmek için tüm ulusal ve uluslararası hukuki kapasiteleri devreye sokmuştur ve İran milletinin haklarını elde edene kadar bu yoldan geri dönmeyecektir."
Toplantının son bölümünde toplumdaki kültürel meseleler ve başörtüsü kuralına uyulmaması konusuna değinen Cumhurbaşkanı, ahlaki erdemlerin oluşumunun uzun vadeli ve eğitimsel bir süreç olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Mevcut kültürel ve sosyal sorunlar, eğitim ve terbiye alanında yıllarca süren ihmallerin bir sonucudur ve bu sorunların kısa vadede çözülmesi beklenemez."
Pezeşkiyan ekledi: "Bu nedenle hükümet, en büyük odak noktasını eğitim sisteminin kalitesini artırmaya ve okullardaki terbiye süreçlerini düzeltmeye vermiştir; çünkü birçok kültürel ve sosyal mesele çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenir."
Ayrıca Ruhani sınıfının ve ilim havzalarının toplumda ahlaki erdemleri güçlendirmedeki önemli rolüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı şöyle konuştu: "Hepimiz teşhis edici bir bakış açısıyla, toplumun kültürel durumundaki payımızı ve sorumluluğumuzu değerlendirmeli; eksiklikleri telafi etmek ve ülkenin kültürel sermayesini artırmak için çaba göstermeliyiz."
Velayet ile Gönül Birliği İçinde Olan Her Hükümet Başarılı Olur
Toplantının başlangıcında, Kum İlim Havzası Müderrisler Camiası Başkanı ve Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Seyyid Haşim Hüseyni Buşehri şunları ifade etti: "Umarız Yüce Allah size ve müzakere heyetine muvaffakiyet verir ve İran, askeri alanda dünyanın iki nükleer gücü karşısında nasıl parladıysa, diplomasi alanında da bu sözünden dönen düşman karşısında öyle başı dik çıkar."
Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı şunları ekledi: "Bu koşullarda ülkeyi yönetmek zor bir iştir; zira hem savaş koşullarındayız hem de karşımızda hiç kimseye acımayan bir düşman var."
Müderrisler Camiası Başkanı; İnkılap Rehberi'nin, komutanların, yetkililerin ve Minab Şecere-i Tayyibe Okulu öğrencilerinin şehadetine ve ülkeye verilen diğer zararlara değinerek şunları belirtti: "İnşallah halkın varlığıyla bu arenada zafer kazanacağız."
Cumhurbaşkanından Beklentiler Çoktur
Ayetullah Hüseyni Buşehri, Cumhurbaşkanına hitaben şunları ifade etti: "Zatıalinize yönelik beklentiler çoktur, ancak karşı karşıya olduğunuz sorunların da farkındayız."
Cumhurbaşkanının eğitime, başta geçim sıkıntıları olmak üzere halkın sorunlarının çözümüne gösterdiği ihtimamı takdir eden Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı şunları söyledi: "Başarınızın sırrı; empati kurmak, birlikte yürümek ve sevgili rehberimiz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'in (Allah gölgesini daim etsin) emirlerine bilinçli bir şekilde uymaktır. Velayet ile hemfikir olan ve rehberliğin belirlediği yolda yürüyen her hükümet başarılı olur."
Konuşmasının son bölümünde Velayet-i Fakih'i, Ehl-i Beyt'in (a.s.) velayetinin uzantısı olarak nitelendiren Ayetullah Buşehri, halkın yüzü aşkın gece boyunca sokaklarda nöbet tutmasına değinerek, bu ruh halinin dünyada eşine az rastlanır olduğunu ifade etti.
Müderrisler Camiasının 12 Üyesinin Konuşmalarının Ana Başlıkları:
Bu toplantıda Kum İlim Havzası Müderrisler Camiasının 12 üyesi (sırasıyla Ayetullah ve Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin makamındakiler):
Seyyid Haşim Hüseyni Buşehri, Hasan Nazari Şahrudi, Seyyid Muhammed Rıza Müderrisi Yezdi, Seyyid Muhammed Ali Müderrisi Tabatabai, Seyyid Ahmed Hatemi, Seyyid Muhammed Garavi, Ebul Kasım Vafi, Mahmud Abdullahi, Abbas Kabi, Necmeddin Mürveci Tabesi, Mahmud Rıza Cemşidi ve Muhsin Eraki
söz alarak görüş, endişe ve perspektiflerini dile getirdiler.
Toplantıda Müderrisler Camiası üyeleri tarafından gündeme getirilen ana başlıklar şunlardı:
1. Planlama ve tedbirin yanı sıra Allah'a tevekkül etmenin ve ilahi vaatlere güvenmenin öneminin vurgulanması
2. İnkılap Rehberi'nin (bereketleri daim olsun) hassasiyetlerinin ve beklentilerinin karşılanmasının öneminin vurgulanması
3. Düşmana karşı dik durma ve direnişin gerekliliğine vurgu
4. Bazı yetkililerin söylemlerinde düşmana zayıflık mesajı verilmesinin eleştirilmesi
5. Karar alma süreçlerinde kamuoyunu ikna etmenin önemine vurgu
6. Düşmana karşı ulusal iktidarın korunmasının önemi
7. Başörtüsüzlük meselesi ve kültürel sorunlar
8. Cumhurbaşkanının dürüstlüğünün takdir edilmesi
9. İran-ABD mutabakat zaptındaki bazı maddelerin ihlal edilmesinin eleştirilmesi
10. Müzakerelerin detaylarının halka daha fazla açıklanması talebi
11. Halkın geçim sıkıntılarının giderilmesine yönelik vurgu
12. Ulusal birliği daha fazla korumak amacıyla savaş konusunda bütünleşik bir propaganda programı tasarlanmasının gerekliliğine yapılan vurgu
yorumunuz