Cumartesi 11 Temmuz 2026 - 15:49
Cinayetkâr ve İtibarsız Katillerden Şehitlerin Pak Kanının İntikamını Alacağız / İran ve Irak Halkının Tarihî Katılımına İçten Teşekkür

Havza / İslam İnkılabı Rehberi: Canilerin en üst kademesinden en altına kadar hepsinin listesi elimizdedir. Onlar huzurlu bir ölümle yataklarında can vermeyi mezarlarına kadar taşıyacakları boş bir arzu olarak yanlarında götüreceklerdir.

Havza Haber Ajansı'nın aktardığına göre, İslam İnkılabı Rehberi'nin mesajının tam metni şöyledir:

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

السَّلامُ‌ علیکَ یا ثاراللهِ وَ‌ ابنَ ثاره وَ الوِترَ المَوتور. السَّلامُ‌ علیکَ وَ علی جَدِّکَ وَ اَبیکَ وَ اُمِّکَ وَ اَخیکَ وَ المَعصومینَ مِن وُلدِک

"Selâm olsun sana ey Allah'ın intikamını bizzat üstlendiği kanı dökülmüş mazlum! Ey onun kanının vârisi olan oğlu! Selâm olsun sana ey tek başına bırakılmış, hakkı gasbedilmiş ve kanı yerde bırakılmış mazlum! Selâm olsun sana; dedene, babana, annene, kardeşine ve senin soyundan gelen bütün mâsumlara."

Kıyamının hayat veren çağrısı, Peygamber'in risaletinin yankısını ümmet tarihinin en uzak ufuklarına kadar ulaştıran İmam'a selâm olsun... 

İşte bu çağrının etkisiyle İran İslam İnkılabı doğdu. Temelinde Hüseynî olan, İmam Hüseyin'in şiarı ve yolu üzerine inşa edilip büyüyen bir inkılap...

İran'ın şehit önderi de aynı mektepte yetişti. O, Hüseynî idi; Hüseynî düşündü, Hüseynî hareket etti, Hüseynî şekilde cihad ve direniş gösterdi, Hüseynî yaşadı ve sonunda kanını Hüseyin mektebi uğrunda sunarak şehadet makamına ulaştı...

Hüseynîlerin arasında öyle kimseler vardır ki, İmam Hüseyin'in yolu ve mektebi uğrunda mazlumca kanları yere döküldüğünde İslam ümmeti ayağa kalkar; o zaman Aşura'ya, o mekân ise Kerbelâ'ya bağlanır.

Bugün de aynı Hüseynî coşku milletimizi yeniden diriltmiş; İmam Humeynî'nin ve şehit Hamaney'in mektebine yeni bir görünüm kazandırmıştır. İşte bu hayat veren büyük kıyam; İmam Hüseyin'in mazlumiyet feryadının ve onun "Bana yardım edecek kimse yok mu?" çağrısının İran'da, ardından Irak'ta ve diğer ülkelerde yankılanmasının sonucudur. Bu çağrı, bâtıl cephesinde adeta bir deprem meydana getirmektedir.

Bu vesileyle İran ve Irak'ın şehirlerinde ve köylerinde, özellikle Tahran, Kum, Necef, Kerbelâ ve Meşhed'de gerçekleşen on milyonlarca kişinin katıldığı; hayranlık uyandıran, düşmanı bozguna uğratan ve tarihe geçen bu büyük katılım dolayısıyla halkımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Milletimiz, Hüseyin'in kanının intikamını isteyen bir millettir. Bu büyük millet yıllar boyunca evlatlarını Hüseyin'in yolu uğrunda ve Hüseyin'in düşmanlarına karşı verilen savaşta feda etti. Bugün de hem onun hem de çağımızın Hüseynîlerinin kanının intikamını istemektedir.

Şimdi şehit önderimize sesleniyorum:

Ey mazlumca katledilen! Ey izzet sahibi mazlum! Ey Allah'ın salih kulu!

Gözlerimiz yaşlı, gönüllerimiz kırık bir hâlde senin mübarek naaşınla vedalaşırken sana söz veriyoruz: Senin mektebini koruyacağız; çizdiğin dosdoğru yolu kararlılıkla sürdüreceğiz; bu yolda hiçbir zorluktan korkmayacağız ve senin gibi ilahî müjdelere ve vaatlere gönülden bağlanacağız.

Sana ve bu iki savaşın bütün şehitlerine ait pak kanın intikamını cinayetkâr ve itibarsız katillerden alacağımıza söz veriyoruz. Bu intikam, milletimizin talebidir ve kesinlikle gerçekleşmelidir!

Bu canilerin en üst kademesinden en altına kadar hepsinin listesi elimizdedir. Onlar huzurlu bir ölümle yataklarında can vermeyi mezarlarına kadar taşıyacakları boş bir arzu olarak yanlarında götüreceklerdir.

Bilmelidirler ki bu mesele benim veya diğer yetkililerin varlığına bağlı değildir. Biz olsak da olmasak da bu mutlaka gerçekleşecektir. Çok yakında dünyanın dört bir yanındaki özgür insanlar, bu ilahî görevin bir bölümünü yerine getireceklerdir.

Ey ümmetin şehit babası!

Ömrün boyunca hasretini çektiğin şehadet şerbeti sana kutlu ve mübarek olsun.

Üzerinde annen Hz. Zehra'nın, deden Ebû Abdullah el-Hüseyin'in ve Hz. Ebulfazl Abbas'ın (hepsine salât ve selâm olsun) nişanelerini taşıyan bedenine şehadet elbisesini giymen sana mübarek olsun.

Ey onun mazlum yol arkadaşları!

Düşmanın ani saldırısına uğrayarak şehit oldunuz. Ne mutlu sizlere ki şimdi, belki de dünya hayatınız boyunca defalarca rahmet ve lütfunu hissettiğiniz Efendinizin misafirisiniz.

İlahî rahmetin kapısı olan, özellikle bu toprakların insanları için büyük bir sığınak kabul edilen o yüce Efendi artık sizin ev sahibinizdir. Onun güven dolu komşuluğu sizin ebedî yurdunuz olmuştur.

Ey yüce makam sahibi Efendimiz!

Ey kerem sahibi! Ey şefkatli imam! Ey Ebü'l-Hasan er-Rızâ el-Murtazâ! Allah'ın en üstün salât ve selâmı üzerinize olsun.

Şimdi sizin hizmetkârlarınızdan birinin parçalanmış bedeni, yıllarca aralıksız mücadele ve fedakârlıktan sonra, Kerbelâ şehitlerini hatırlatan aile fertlerinin naaşlarıyla birlikte bu mukaddes toprakta istirahat etmektedir.

Ta ki Allah'ın emriyle âlemi aydınlatan güneş, Hazret-i Bakiyyetullah (Allah Teâlâ zuhurunu çabuklaştırsın) gaybet bulutlarının ardından ortaya çıkıp yeryüzündeki insanlara ilahî rahmet nurunu saçacağı güne kadar...

Ümit ediyoruz ki o gün çok yakındır.

O gün sıddıklar, şehitler ve Allah'ın velileri arasından nice yıldızlar ona eşlik edecektir. Umuyoruz ki İran'ın şehit önderi de onlardan biri olacak; bir kez daha cihadın ve "Elest Bezmi"nde verilen ahde vefanın en parlak sahnelerini sergileyecektir. Belki bugünkü yol arkadaşları da o gün yine onunla birlikte olacaktır.

Ey Şefkatli Mevlâmız!

Hayatındaki her şeyini sizin yolunuzda harcayan efendimizi ve onun şehit yol arkadaşlarını sizin lütuf ve inayetinize emanet ediyoruz. Dünya hayatlarında nasıl sizin ihsanınızdan faydalandılarsa, bundan sonra da çok daha üstün ve daha büyük nimetlere mazhar olmalarını niyaz ediyoruz.

Son olarak bir kez daha Efendimiz Hazret-i Bakiyyetullah'a (Allah Teâlâ zuhurunu çabuklaştırsın) taziyelerimizi sunuyor; o merhamet sahibi İmam'dan, temiz dualarını İran'ın şehit önderine, onun şehit yol arkadaşlarına ve bütün şehitlere yöneltmesini diliyoruz.

Yüce Allah'tan bütün şehitlerin makamlarını yüceltmesini; geride kalan ailelerine sabır ve ecir ihsan etmesini; mazlum İran milletine ise kesin, yakın ve mutlak bir fetih ile zafer nasip etmesini niyaz ediyoruz. İnşallah.

Seyyid Müçtebâ Hüseynî Hamaney

9 Temmuz 2026

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha