Cumartesi 25 Temmuz 2026 - 16:02
İran Milletinin İradesi Hürmüzgan’da Vücut Bulmuştur

Havza / Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Kumî şöyle dedi: “Bir saldırı ve can güvenliğini tehdit eden bir tehlike söz konusu olduğunda, insanın canını korumak için tehlikeli bölgeden uzaklaşması elbette doğaldır. Ancak buna rağmen halk büyük bir cesaret göstererek eyaleti terk etmemiş, yaşamını sürdürmeye devam etmiş ve tüm zorluklara, sıkıntılara rağmen kendi şehirlerinde kalmıştır. Hatta cepheye asker göndermekte ve savaşın ön saflarında görev almaktadırlar. Bu durum gerçekten son derece görkemli, takdire şayan ve çok değerli bir duruştur.”

Havza Haber Ajansı’nın Hürmüzgan muhabirinin haberine göre, İslami Tebliğ Kurumu Başkanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Muhammed Kumî, Bender Abbas Cuma İmamı’nın makamında Hürmüzgan iline bağlı ilçelerin İslami Tebliğ Kurumu başkanlarıyla bir araya geldi.

Hüccetü’l-İslam Kumî, yaptığı konuşmada savaşın çok boyutlu ve hibrit bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bu boyutların birbirini etkileyip birbirinden etkilendiğini söyledi. Savaşın askerî yönünü ve çatışmaları tasavvur etmenin zor olmadığını ifade eden Hüccetü’l-İslam Kumî, savaş ortamında halkın moralinin nasıl olduğu ve bunun nasıl ortaya çıktığının çoğu zaman savaş denildiğinde ilk akla gelen unsurlar arasında yer almadığını dile getirdi. Oysa halkın morali son derece önemli ve belirleyicidir; hatta savaşın seyrini değiştirebilir veya düşmanın ilerleyişini durdurmada etkili olabilir.

Hüccetü’l-İslam Kumî sözlerine şöyle devam etti: “Halkın sokaklarda bulunması, toplantı ve gösterilere katılması, görüşlerini dile getirmesi, açık ve kararlı tutumunu ortaya koyması ve şehitler için çeşitli tören ve anma programları düzenlemesi; bu alandaki görevlerimizi tanımlayıp yürütürken esas alabileceğimiz faaliyetler arasındadır. Halkın mevcut durum ve şartlara ilişkin görüş ve tutumunu açıkça, cesaretle ve huzur içinde ifade edebileceği bir ortam oluşturmak için çaba göstermeliyiz. Biz de bu süreçte halka daha fazla ve daha iyi hizmet edebilmeliyiz.”

İslami Tebliğ Kurumu Başkanı, Hürmüzgan halkının cesur ve dirayetli insanlar olduğunu vurgulayarak ülkenin merkezinden ya da uzak bölgelerden bakan bazı kişilerin, halkın eyaleti terk ettiğini veya bölgede kimsenin kalmadığını düşünebileceğini söyledi. Ancak gerçeğin böyle olmadığını belirten Hüccetü’l-İslam Kumî, bölgede hayatın normal şekilde devam ettiğini ve halkın tüm zorluklara rağmen kararlılıkla ayakta durduğunu ifade etti.

Hüccetü’l-İslam Kumî, Hürmüzgan halkının geçiminin önemli bir bölümünün balıkçılık ve denize bağlı faaliyetlerden sağlandığını hatırlatarak, mevcut şartlarda balıkçılık, liman hizmetleri ve ticaretin çeşitli sorunlar ve kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Turizm faaliyetlerinin de azaldığını belirten İslami Tebliğ Kurumu Başkanı, bunun doğal olarak halkın gelirlerini olumsuz etkilediğini ifade etti. Denize bağlı temel ekonomik faaliyetlerin durması, zayıflaması veya aksaması durumunda ise eyalette yaşayan çok sayıda insanın bundan doğrudan zarar gördüğünü sözlerine ekledi.

Hüccetü’l-İslam Kumî sözlerini şöyle sürdürdü: “Öte yandan, saldırı ve can güvenliğini tehdit eden bir tehlike olduğunda, insanın canını korumak için tehlikeli bölgeden uzaklaşması doğaldır. Buna rağmen halk büyük bir cesaretle eyalette kalmış, yaşamını sürdürmüş ve tüm zorluklara rağmen şehirlerini terk etmemiştir. Hatta cepheye asker göndermekte ve savaşın ön saflarında görev almaktadırlar. Bu gerçekten son derece görkemli ve takdire şayan bir tablodur.”

İslami Tebliğ Kurumu Başkanı, yerel lehçe ve dilin kullanılması, halk arasında ortaya çıkan sloganlar, şiirler ve üretilen içeriklerin medya ve sosyal platformlarda yankı bulmasının çok önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti. Hürmüzgan halkının cesaretini, duygularını ve yaşamın gerçeklerini olduğu gibi ifade edebilmesi için yeni imkânlar oluşturulması gerektiğini vurgulayan Hüccetü’l-İslam Kumî, böylece halkın hem ülkenin diğer bölgeleriyle hem de dünya kamuoyuyla daha güçlü bir şekilde iletişim kurabileceğini söyledi.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Kumî, İslami Tebliğ Kurumu olarak en önemli görevlerinden birinin halkın iradesini, moralini, cesaretini ve fedakârlığını anlatmak olduğunu ifade etti. Halka sunabilecekleri en önemli hizmetlerden birinin ise insanların duygu ve düşüncelerini özgürce ortaya koyabilecekleri toplantı ve programlar için gerekli ortamı hazırlamak olduğunu dile getirdi.

Hüccetü’l-İslam Kumî şöyle dedi : “İşte bu tür toplantılar ve törenler, halkın duygu ve hislerini ortaya koymasına imkân sağlayan fırsatlardır. Bu halk, ülkesinin bayrağını gururla elinde taşımakta; etnik, mezhepsel ve kültürel farklılıklara rağmen Şii ve Sünnisiyle, farklı şehirlerden ve aşiretlerden insanlarıyla omuz omuza durmaktadır. Bu birlik, dayanışma ve birlikte olma ruhu doğru şekilde görülmeli ve anlatılmalıdır.”

Hürmüzgan İslami Tebliğ Kurumu Başkanı halkın yalnızca kendi sorunlarıyla ilgilenmediğini, aynı zamanda diğer bölgelerde yaşayan insanlar için de endişe duyduğunu ve onlara yardım etmeye çalıştığını ifade etti. Bunun son derece kıymetli ve umut verici bir ruh hâli olduğunu belirten Hüccetü’l-İslam Kumî, özellikle medya mensuplarının bu halkın cesaretini ve fedakârlığını ulusal ve uluslararası düzeyde daha etkili biçimde yansıtmanın yollarını düşünmesi gerektiğini söyledi.

Hüccetü’l-İslam Kumî konuşmasının sonunda şöyle dedi: “Uzaktan bu bölgeye bakan insanların burada korkuya kapılmış, çaresizce kaçan bir halkın yaşadığını düşünmemesi gerekir. Bölgede hayat normal bir şekilde devam ediyor ve halk tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta duruyor. Savaşın elbette kendine özgü sıkıntıları vardır; ancak bu direnişin, halkın sesinin ve yaşanan gerçeklerin doğru şekilde yansıtılması geçmişe kıyasla çok daha fazla önem verilmesi gereken bir görevdir.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha