Havza Haber Ajansı’nın haberine göre, Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney bir konuşmasında azabın farklı boyutlarını ve tezahürlerini ve ilahi nimetlerden yanlış şekilde yararlanmanın sonuçlarını açıkladı.
Nimetlerden doğru şekilde yararlanmamız gerektiğinde bunu yapmadık. Şimdi ise bunun sonucunu tatmak zorundayız!
Kâfirler ateşe sunulduklarında kendilerine şöyle denilir: ‘Dünya hayatınızda bütün güzel nimetlerinizi tüketip bitirdiniz.’ (Ahkaf suresi, 20) Yani size verilen nimetleri dünya hayatınızı sürdürme yolunda tükettiniz. Dolayısıyla şimdi hesap ve hesaplaşma günü geldiğinde, size bu şekilde karşılık verilecektir; bu da özel bir azaptır ve aşağılanma ve hor görülme azabıdır.
Bu azap neden dolayıdır?
Burada iki şey zikredilmiştir: Birincisi, sizin kibirlenmenizdir. İkincisi ise ‘ve fısk içinde bulunmanızdan dolayı’ (Ahkaf suresi, 20) ifadesidir. Yani siz itaatsizlik ediyordunuz. Çünkü Allah’ın emir ve yasakları vardı, fakat siz bunları çiğniyordunuz.
Ancak ‘aşağılayıcı azabı’ (En‘âm suresi, 93) buyurmasının sebebi, azabın farklı türlerinin bulunmasıdır. Azap yalnızca ateş değildir. Her ne kadar ateş hakkında çokça vurgu yapılmış olsa da, bizzat pişmanlık da büyük bir azaptır. Oradaki pişmanlık sona ermeyecektir. Azaplardan biri işte bu pişmanlıktır.
Bir diğeri ise başkalarının kınaması ve alay etmesidir. Mübarek Duhân Suresi’nde şöyle buyurulmaktadır: ‘Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin!’ Bu söz, kişinin başına en kötü belalar getirildiği sırada kendisine söylenir. Aslında bu ifadeyle onunla alay edilir ve kınanır.
Azaplardan bir diğeri de korkudur. Dünyada insan hangi şartlar altında olursa olsun, genellikle bir tür umut kapısı vardır; yani ölüm gelebilir veya şartlar değişebilir. Fakat orada artık böyle bir umut kapısı yoktur ve bu durum kesinlikle sona ermeyecektir.
Dolayısıyla azabın çeşitli türleri vardır. Burada bir azap, aşağılanma azabıdır; bir diğer azap ise kınanma ve alay edilme azabıdır. Onlara şu anlamda denilir: Siz, nimetlerden doğru şekilde yararlanmanız gerektiği zaman bunu yapmadınız; şimdi tadın bakalım!
yorumunuz