Cumartesi 10 Ekim 2026 - 23:31
Şeyh Mahir Hammud: Yahudi Devletlerinin Yıkılışına İlişkin Anlatıları, Kur’an’ın Vaatlerini Doğruluyor

Havza / Dünya Direniş Âlimleri Birliği Başkanı Şeyh Mahir Hammud, yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Bir kez daha vurguluyoruz ki ister Siyonist ister Siyonist olmayan olsun, bütün Yahudiler kendi devletlerinin yıkılmasının kaçınılmaz olduğuna inanıyor.”

Havza Haber Ajansı Tercüme Grubu’nun haberine göre, Dünya Direniş Âlimleri Birliği Başkanı Şeyh Mahir Hammud, Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü münasebetiyle Sayda’daki ofisinde düzenlenen “Sebat ve Vefa” başlıklı toplantıda yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Bir kez daha vurguluyoruz ki ister Siyonist ister Siyonist olmayan olsun, bütün Yahudiler kendi devletlerinin yıkılmasının kaçınılmaz olduğuna inanıyor ve bunun için seksen yıllık bir süre belirliyorlar. Bu durum, devletin kurucusu Ben Gurion’dan Ehud Barak’a kadar uzanan isimlerin yazılarında açıkça görülmektedir.”

Ardından ekledi: “Yahudilerin anlatılarına inanıyoruz; çünkü bu anlatılarda son derece ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Örneğin onların kitaplarında, Lübnan’a giren bir ordunun Beka Vadisi’nin ortasında bulunan Sultan Yakub köyünde durdurulacağı yazılıdır. Burası, insanların adını bile güçlükle bildiği küçük bir köydür. Nitekim 1982 yılında tam olarak böyle bir olay yaşandı. Dolayısıyla inşallah, Yahudilerin bu konudaki anlatıları doğru çıkacaktır. Bu da Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in hadislerinde bildirilenlere ilişkin kesin inancımızı daha da güçlendirmektedir.”

Direniş Âlimleri Birliği Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Direnişi, Güney Lübnan’ın yıkımından sorumlu tutan ve bunu sürekli tekrarlayan medya kuruluşlarının kınanması gerekmektedir. Bu kuruluşlar, tıpkı Gazze’nin yıkımından direnişi sorumlu tuttukları gibi, Güney Lübnan’daki yıkımın da sorumluluğunu direnişe yüklemektedir. Söz konusu medya kuruluşları görünüşe göre Siyonistlerin insanlık dışı suçlarını, yıkımlarını ve soykırımını meşrulaştırmaya çalışmaktadır.”

Şeyh Hammud ekledi: “Lübnan’a aidiyetin özellikleri hiç kimsenin tekelinde olmamalıdır. Bazıları, Gazze’ye destek vermenin Lübnan’a aidiyetle çeliştiğini ileri sürüyor. Oysa bu iddia, insani ve Lübnanlı olmaya ilişkin en temel ilkelerle dahi bağdaşmamaktadır.”

Ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Anayasanın hazırlanmasının yüzüncü yıl dönümünü kutlayan, ancak Siyonizmi mahkûm eden Mişel Şiha’nın yazılarını unutanları eleştiriyoruz. Şiha, Filistin’de Siyonist bir devlet kurulması hâlinde Lübnan’ın da ayakta kalamayacağını vurgulamıştı. Çünkü Siyonist devlet ırkçılık temelinde kurulmuştur. Lübnan ise ancak farklı mezhepler arasındaki uzlaşma sayesinde varlığını sürdürebilir.”

Toplantıda söz alan diğer konuşmacılar da 7 Ekim olaylarının dünya çapında birçok hedefe ulaşılmasını sağladığını vurguladılar. Bu hedeflerin başında, dünya halklarının büyük bir bölümünün Filistin meselesinin önemi ve Siyonist düşmanın işlediği suçlar konusunda bilinçlenmesi geliyordu. Söz konusu olay, Netanyahu’nun hem hukuki hem de insani açıdan hesap vermesi yönündeki süreci hızlandırdı; Siyonistlerle iş birliği yapan rejimlerin komplolarını açığa çıkardı ve ilişkileri normalleştirme planlarını boşa çıkardı. Ayrıca bu planları, halkların mahkûmiyeti karşısında, özellikle de “İbrahimî din” olarak adlandırılan anlayış bağlamında, savunmasız bıraktı.

Toplantının sonunda, savaşlardaki zaferin verilen zararların büyüklüğüyle ölçülmediği, aksine hedeflenen kazanımlar ve mücadelenin bir aşamasının sona ermesiyle değerlendirildiği vurgulandı.

Şeyh Mahir Hammud: Yahudi Devletlerinin Yıkılışına İlişkin Anlatıları, Kur’an’ın Vaatlerini Doğruluyor

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha