Cuma 16 Ekim 2026 - 16:14
Rehber’in Hz. Zeyneb’in (s.a.) Doğum Yıldönümü ve Hemşireler Günü Münasebetiyle Mesajı: Hemşireler Rahmet ve Umut Melekleridir

Havza / İslam İnkılabı Rehberi, Hz. Zeyneb’in (s.a.) doğum yıl dönümü ve Hemşireler Günü münasebetiyle yayımladığı mesajında, İranlı Zeynebî kadınların ve kızların, İran halkının eşsiz diriliş dönemindeki rolünü hayret verici olarak nitelendirdi.

Havza Haber Ajansının bildirdiğine göre İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Müçteba Hüseynî Hamaney, Hz. Zeyneb’in (s.a.) doğum yıl dönümü ve Hemşireler Günü münasebetiyle yayımladığı mesajda, İranlı Zeynebî kadınların ve kızların, İran halkının eşsiz diriliş dönemindeki rolünün hayret verici olduğunu belirtti. Hemşirelerin iyileştirici ve umut verici rolüne, toplumun bedensel ve ruhsal sağlığı ile güvenliğine yaptıkları önemli katkılara dikkat çeken Rehber, sağlık alanındaki yetkililere hemşirelik camiasına özel önem vermeleri tavsiyesinde bulundu.

Rehberin mesajının tam metni şöyledir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Her yıl 5 Cemâziyelevvel, yaratılmışların en üstünleri arasında yer alan Hamse-i Tayyibe’nin (Allah’ın salât ve selâmı onların üzerine olsun) sevgisi, terbiyesi ve yakınlığı gölgesinde yetişen mübarek bir hanımefendinin doğumunu hatırlatır.

Hz. Zeyneb-i Kübrâ’nın (s.a.) bu nurani mektepte elli yılı aşkın süre boyunca yetişip olgunlaşması, çağların parlayan yıldızında şeref ve üstünlüğün öylesine renkli tezahürlerini ortaya çıkarmıştır ki bu özellikler, ilahî velilerin daima övgüsüne, takdirine ve iftiharına vesile olmuştur. Bu parlaklığın zirvesi Kerbelâ hadisesinde ortaya çıkmıştır. Bir yanda Kerbelâ çölündeki mazlumlara karşı sınırsız şefkat, iyilikseverlik ve sabırla gösterilen merhamet; diğer yanda ise metanet ve cesaretin en değerli örneklerinden biri olmak…

İslamî hareketin ve İslam İnkılabı'nın tarihi, daha ilk dönemlerinden itibaren İranlı kadınların ve kızların Zeynebî duruş sergiledikleri sahnelerle doludur. Bu durum, İran halkının Savunma Savaşı’nın üçüncü aşamasında ortaya koyduğu benzersiz diriliş döneminde, nitelik ve nicelik bakımından hayret verici bir boyuta ulaşmıştır.

Bugün İran İslam Cumhuriyeti’nin Zeynebî kadınları, çeşitli alanlarda, özellikle şehir ve köylerdeki meydanlarda güçlü bir varlık göstererek fiilî bilinçlendirme ve direnişin öncüleri hâline gelmişlerdir. Bunu, fiilî savaşın cephe gerisinde gerçekleştirmektedirler. Öyle ki bu halkın acı çekmesini, zulme uğramasını ve baskı altında tutulmasını daima isteyen çağın tağutları, bu büyük insan topluluğuyla mücadele etmeye kendilerinde güç bulamamaktadır.

Hz. Zeyneb-i Kübrâ’nın doğum günü, pak Ehl-i Beyt’e (Allah’ın salât ve selâmı hepsinin üzerine olsun) gönülden bağlı olan bu toprakların insanları tarafından, acı çekenlerle kurulan şefkatli ve içten bağ ile onlara karşı gösterilen fedakârlık dikkate alınarak haklı biçimde Hemşireler Günü olarak kabul edilmiştir. Zira bu ahlaki niteliklerin ve insani değerlerin birçoğu, hemşirelik mesleğinin emektar ve kıymetli mensuplarında açıkça görülmektedir.

Hemşirelerin rolü; hekimler, öğretmenler ve eğitimciler, din âlimleri ve yardım görevlileri gibi bazı diğer meslek gruplarının rolleriyle birlikte, hayat veren ve umut aşılayan bir roldür. Bu nedenle hemşire bazen bir rahmet meleği olarak görülür. Bu, acı çeken ve bitkin düşen insanların huysuzlukları ve sabırsızlıkları karşısında onlara huzur ve umut verdiği, hastaların iyileşmesine ve tedavi görmesine katkı sağladığı, böylece ilahî rahmetin tecellisine vesile olduğu zamanlarda gerçekleşir.

Elbette hemşirelerin hastaların tedavisindeki rolü, hekimlerinkinden farklı olarak kesintisiz, sürekli takip gerektiren ve sabırla sürdürülen bir varlık göstermeyi zorunlu kılar. Bu tür bir yakın ilgi ve devamlı desteğin etkisi, bedensel ihtiyaçların çok ötesine geçer; ruhsal ve psikolojik acılara merhem olur ve pek çok durumda umutsuzluğun hâkim olmasını önler. İşte bu sayede, hekimlerin tek başlarına yerine getiremedikleri bazı işler, hemşirelerin bu şefkatli rolü üstlenmeleriyle tamamlanır.

Emperyalizmin hain şebekesinin özgür ve direnişçi halklara, özellikle de İran halkına karşı her türlü zulüm ve suçu işlemekten geri durmadığı; hatta tedavi ve ilaç alanlarında çeşitli kısıtlamalar uygulayarak büyük İran halkına acı çektirmeye çalıştığı günümüzde, hemşirelere ilgi gösterilmesi, hemşirelik camiasının güçlendirilmesi, hemşirelerin bilgi, beceri, yetenek, canlılık, motivasyon ve itibarlarının korunup geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle de kendilerini özel sektör dışındaki sağlık kuruluşlarında çalışmaya adamış hemşirelerin desteklenmesi, toplumun bedensel ve ruhsal sağlığı ile güvenliği üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Bu nedenle sağlık alanındaki yetkililerden, sorumluluk bilinciyle yürüttükleri çalışmalarını sürdürürken bu önemli hususlara öncelik vermeleri beklenmektedir.

Bu iki özel gün dolayısıyla aziz İran halkını, vatanımızın görev bilinci yüksek ve iradeli kadınlarını, özellikle de hemşirelik mesleğini icra eden kız ve erkek kardeşlerimizi tebrik ediyorum.

Son olarak, hemşirelik camiasının mazlum ve fedakâr şehitleri, özellikle dayatılan ikinci ve üçüncü savaşlarda ve 1404 yılının Dey ayındaki fitne olaylarında (Aralık 2025 – Ocak 2026 dönemindeki olaylar) şehit düşen hemşireler için Allah’ın rahmetini niyaz ediyorum.

Efendimiz İmam-ı Zaman’ın (Allah zuhurunu yakınlaştırsın) duasıyla Yüce Allah’ın İran halkına daha fazla izzet ve kudret ihsan etmesini ve Hz. Zeyneb’in (s.a.) mektebine bağlılığın gerektirdiği her türlü hayrı nasip etmesini ümit ediyorum.

Seyyid Müçteba Hüseynî Hamaney

16 Ekim 2026 

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha