Havza Haber Ajansı’nın Tahran’dan aktardığına göre Hüccetü’l-İslâm ve’l-Müslimîn Muhsinî Ejeî sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı:
"İran’ın cesur milletinin sokak cihadı 100 geceyi geride bıraktı…
100 gecedir İran milletinin farklı kesim ve toplumsal gruplarından yükselen gurur verici coşkulu sesler, vatanı ve İslam nizamını desteklemek amacıyla dünyayı hayrete düşürmektedir.
Milletimizin sokaklardaki gösterilerde ortaya koyduğu birlik, bugün kötüler ve müstekbirlerden oluşan cepheye karşı verilen kutsal ve kader belirleyici mücadelede aşılmaz bir kalkandır. Bu mübarek topluluklarda Allah’ın şiarları yüceltilmekte, vatan sevgisi mektebi yaygınlaştırılıp öğretilmektedir. Bu gösterilerde her bir fert, kopmaz bir bağla tek bir beden hâline gelmekte ve millî direniş ruhunu yüceltmektedir.
Düşmanı bozguna uğratan bu gösterilerde kadın, erkek, yaşlı ve genç tüm halk kesimleri tam bir katılım sergilemektedir. Ancak özellikle dikkat çeken husus, İslamî İran'ın iffetli ve asil kadınlarının, düşünce farklılıklarına rağmen bu birlik ve beraberliği güçlendiren gösterilerdeki yoğun katılımıdır.
Binlerce kalbin İran İslam Cumhuriyeti’nin varlığını savunmak için aynı ritimde attığı gece toplanmalarında, ülkenin iffetli ve asil kadınları adeta bir yüzüğün kıymetli taşı gibi öne çıkmıştır. Onlar sağlam ve kararlı adımlarla, ellerinde tespih, dillerinde zikir ve bazen çocuklarını kucaklarında taşıyarak eşleriyle omuz omuza yürümüş; sokakları İslam ve İran’ın varlığını savunma meydanına çevirmişlerdir. Böylece bu toprakların güvenliğinin, vatanın varlığını kendi canları gibi koruyan annelerin bilinçli ninnilerinden beslendiğini göstermişlerdir.
Bize böylesine anlayışlı, basiretli ve irade sahibi bir milleti nasip ettiği için Allah’a şükrediyor ve bu büyük nimet karşısında secdeye kapanıyoruz.
Burada biz yöneticilere ve kamu görevlilerine düşen sorumluluk son derece ağırdır. Bu halka karşı hiçbir karşılık beklemeden hizmet etmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalı ve kendimizi daima onlara borçlu bilmeliyiz.
Öte yandan silahlı kuvvetlerimizin kahramanlıklarını da anmalı ve onların güçlü ve liyakatli ellerini, özellikle de İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri mensubu fedakâr ve yiğit savaşçıların ellerini öpmeliyiz. Onlar, Hz. Sahibü’l-Emr’in (a.f.) ihlaslı askerleri olup ‘yeryüzünde bilinmeyen, gökyüzünde ise tanınanlar’ sözünün birer örneğidir.
İran İslam Cumhuriyeti’nin savaşçıları vahşi Siyonistleri cezalandırmaktadır. Millet ve yetkililer bütün varlıklarıyla silahlı kuvvetlerin destekçisidir. Vatan savunması mevzisindeki savaşçılarımız yalnız değildir.
Hepimiz, İslam İnkılabı Rehberi olan Seyyid Müçteba Hüseynî Hamaney’in emir ve talimatları doğrultusunda hareket ediyor; müstekbirlere ve saldırganlara karşı mücadelenin sürdürülmesi için tam bir hazırlık içerisinde bulunuyoruz.”

yorumunuz