Havza Haber Ajansı’nın haberine göre Türkiye Caferi Âlimler Birliği (CABİR) Başkanı Şeyh Ehed Talan, bugün (17 Ağustos 2026) Havza Haber Ajansı’nı ziyaret ederek İlim Havzaları Medya Merkezi Başkanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Rıza Rüstemi ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Şeyh Ehed Talan, Caferi Âlimler Birliği'nin faaliyetlerine değinerek şunları söyledi:
“Biz Türkiye’de İslam mektebini tanıtmak ve güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteriyoruz. Dinî kurumların çalışmalarını ve elde ettikleri başarıları yansıtmaya gayret edeceğiz.”
Şeyh Ehed Talan, İran ve Türkiye’deki dinî kurumlar arasında deneyim paylaşımının gerekliliğine vurgu yaparak şöyle devam etti:
“Deneyimlerimizi birbirimizin hizmetine sunmamız ve dinî ve kültürel faaliyetleri güçlendirmek için mevcut imkânlardan yararlanmamız gerektiğine inanıyoruz. Şüphesiz biz de İran’daki İlim Havzaları'nın deneyimlerinden ve imkânlarından büyük ölçüde faydalanacağız.”
Türkiye Caferi Âlimler Birliği Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul’da yaklaşık yarım asırdır âlimlere ve dinî topluma hizmet ediyoruz. Kendimizi İlim Havzaları'nın bir parçası olarak görüyoruz. Havza kurumlarının aslında toplum içerisinde ruhani sınıfının dili ve gözü olduğuna inanıyoruz.”
Türkiye’deki medya faaliyetlerine ve mevcut imkânlara da değinen Şeyh Ehed Talan, Türkiye’deki Kanal 12'nin, Ehl-i Beyt mektebinin tanıtılması ve anlatılması alanında faaliyet gösteren önemli imkânlardan biri olduğunu ve dinî faaliyetler ve İslami kurumların çalışmalarının kamuoyuna aktarılmasında rol oynayabileceğini ifade etti.
Kanal 12, Ehl-i Beyt Maarifinin Tanıtılması ve Anlatılması için Önemli Bir İmkân
Şeyh Ehed Talan medya alanındaki çalışmalara ilişkin olarak şunları söyledi:
“Medya alanında da dinî içeriklerin tanıtılması ve açıklanması doğrultusunda faaliyet gösteriyoruz ve her zaman medyanın imkânlarından yararlanmaya çalıştık. İslam dünyasındaki olaylar, gelişmeler ve dinî münasebetlerle ilgili Kanal 12'de içerikler üretiyoruz. Programlarımızda siyasi ve dinî seçkin ve uzmanlardan yararlanmaya daima özen gösteriyoruz.”
Âlimlerin toplumla iletişim kurmasının önemine dikkat çeken Şeyh Ehed Talan şöyle konuştu:
“Geçmişteki âlimler de halkla doğrudan iletişim kurmak ve toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek için kapsamlı çalışmalar yürütmüşlerdir. Tarihin bazı dönemlerinde âlimlere yönelik baskı ve kısıtlamalar bulunmasına rağmen, onlar dinî sorumluluklarını yerine getirmekten geri durmamışlardır.”
Şeyh Ehed Talan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu faaliyetlerin kesintisiz şekilde devam etmesi, Ehl-i Beyt mektebinin bu ülkede yayılmasına katkı sağlamıştır. Âlimlerin halkla iletişim içinde olması ve toplum içerisinde aktif şekilde yer almaları, dinî faaliyetlerin devamlılığını sağlayan önemli unsurlardan biri olmuştur.
Deneyimlerimizi birbirimizin hizmetine sunmalı, dinî faaliyetleri güçlendirmek için mevcut imkânlardan yararlanmalı ve iki ülkenin âlimleri ile dinî kurumları arasındaki ilişkileri geliştirmeliyiz.”
Türkiye Caferi Âlimler Birliği Başkanı, birliğin İstanbul’daki geçmişine de değinerek şunları söyledi:
“Yaklaşık yarım asırdır âlimlere ve dinî topluma hizmet ediyoruz. Kendimizi İlim Havzaları'na ait görüyor ve İslam mektebini tanıtmak ve güçlendirmek doğrultusunda faaliyet göstermeye çalışıyoruz.”
Havza Haber Ajansı, Dinî Faaliyetleri Kamuoyuna Aktarıyor
İlim Havzaları Medya Merkezi Başkanı ve Havza Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Rıza Rüstemi de görüşmede yaptığı konuşmada, İran’daki İlim Havzaları ile Türkiye’deki dinî kurumlar ve medya kuruluşları arasındaki medya iletişiminin geliştirilmesi için uygun bir ortam bulunduğunu belirtti.
Hüccetü'l-İslam Rüstemi, Havza Haber Ajansı’nın bu doğrultuda uluslararası alandaki varlığını güçlendirmeye çalıştığını ifade etti.
İlim Havzaları Medya Merkezi Başkanı, Havza Haber Ajansı’nın Türkçe bölümünün faaliyete geçirilmesine de değinerek şöyle konuştu:
“Bugün Havza Haber Ajansı, Farsçanın yanı sıra 15 farklı dilde yayın yapmaktadır ve dinî haberleri ve içerikleri Türkçe olarak da yayımlamaktadır. Türkiye’deki âlimlerin ve dinî kurumların iş birliğiyle, bu ülkede gerçekleştirilen kültürel, tebliğ ve dinî faaliyetleri daha iyi tanıtmayı ve kamuoyuna aktarmayı umuyoruz.”
Havza Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Hüccetü'l-İslam Rüstemi, İran ve Türkiye halkları arasındaki kültürel ve dinî ortaklıkların medya alanında iş birliği için değerli bir potansiyel oluşturduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Bu ortaklıkların en önemli göstergelerinden biri, Ehl-i Beyt’e duyulan sevgi ve bağlılık ile Hz. Ebu Abdullah Hüseyin’in (a.s.) yas merasimlerinin düzenlenmesidir.”
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Rüstemi sözlerini şöyle sürdürdü:
“İki ülkenin tarihinde bazı dönemlerde birtakım dinî programların ve merasimlerin düzenlenmesi çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştır. Ancak bugün, yas merasimlerinin görkemli şekilde düzenlendiğine ve halkın bu programlara yoğun biçimde katıldığına şahit oluyoruz. Bu durum, âlimlerin dinî kimliğin korunması, kamuoyunun yönlendirilmesi ve kültürel akımların oluşturulmasındaki önemli rolünü göstermektedir.”
Hüccetü'l-İslam Rüstemi ayrıca şunları söyledi:
“Farklı ülkelerin deneyimleri göstermiştir ki, âlimler ve dinî seçkinler toplumsal ve kültürel rollerini doğru şekilde yerine getirebildikleri her yerde, dinî kimliğin güçlendirilmesi ve halkın toplumsal alanlarda etkili şekilde yer alması için uygun bir zemin oluşmuştur.
Havza Haber Ajansı, İslam dininin, İlim Havzaları'nın, âlimlerin, kültürel ve dinî kurumların haber ve faaliyetlerini kamuoyuna aktaran bir ses ve platform olarak faaliyet göstermeye çalışmaktadır.”
Hüccetü'l-İslam Rüstemi sözlerine şöyle devam etti:
“Havza Haber Ajansı, Türkiye’deki dinî kurumların gerçekleştirdiği etkinlikleri, faaliyetleri, kültürel programları, dinî münasebetleri, ilmî ve tebliğ çalışmalarını haberleştirmeye ve bu faaliyetlerin medyada tanıtılması için gerekli zemini oluşturmaya hazırdır.”
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Rüstemi son olarak, iki ülkenin dinî kurumları arasındaki medya iş birliğinin yalnızca haberlerin paylaşılmasıyla sınırlı kalmayacağını; aynı zamanda deneyimlerin paylaşılmasına, kültürel kazanımların aktarılmasına ve din ve medya alanında faaliyet gösteren kişiler arasında iletişim kurulmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.



yorumunuz