Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre, bugün 11 Şubat Çarşamba 2026, görkemli İslam İnkılabı’nın zaferinin kırk yedinci yıl dönümüne denk gelen millî bayram günüdür. 1979 yılında yine bugün, İran halkı Hazret-i Ruhullah’ın (İmam Humeyni) önderliğinde Pehlevî rejiminin çürümüş tabutuna son çiviyi çakmış; şehitlerin kanı, semeresini vermiş ve hakiki İslam güneşinin doğuşunu seyretmişti.
Farklı Bir Destan Yazımı
22 Behmen yürüyüşü, diğer tarihî ve millî olaylardan temel bir farklılık taşımaktadır. Aziz İran halkı bu yıl, hem “suçlu Amerika” ve “çocuk katili Siyonist rejim” tarafından dayatılan 12 günlük savaşı geride bırakmış, hem de Ocak ayında yaşanan ve İslam İnkılabı Rehberi’nin “darbe” olarak nitelediği Amerikan-Siyonist fitnesini atlatmıştır. Elbette dünya şunu iyi bilmektedir ki destan yazan İran halkı İslam İnkılabı tarihi boyunca olduğu gibi bu iki cephede de başı dik ve muzaffer çıkmıştır.
Kumlu inkılapçılar tarafından Cihad Meydanı çevresinden başlayarak saat 09.30’da Çeharrah-ı Bazar’a ve oradan da Hazret-i Fatıma Masume’nin (s.a.) mutahhar türbesine doğru büyük yürüyüş gerçekleştirildi.
Bu yılki yürüyüşün dikkat çekici ve görülmeye değer yönlerinden biri, kalabalığın genişliği ve yoğunluğunun yanı sıra ülkemizin mukaddes bayraklarının son derece fazla sayıda dalgalanması ve yürüyüş temposunun yavaşlığıydı. Bu durum, kıymetbilir ve İslam İnkılabı ile İslamî nizama sadık halkın ne denli büyük bir kitlesinin inkılapçılar okyanusunda yer aldığını gösteriyordu.
Trump Rezil Oldu / İran Halkı İslam İnkılabı’nın Safında
Psikolojisi bozuk Trump’ın tehditleri, suçlu Amerika’nın ve Siyonist rejimin komploları, yaptırımlar, ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntıları; vefalı milletin görkemli inkılap kutlamasına ve destansı katılımına engel olamadı. Yevmullah 22 Behmen yürüyüşü, ülke genelinde 1400’den fazla ilçe, şehir ve belde ile 38 bini aşkın köyle eş zamanlı olarak; İslam İnkılabı’nın doğduğu yer, İslam dünyasının Ümmü’l-Kurâsı ve cihad ile içtihad şehri olan Kum’da, inkılapçı halkın yoğun katılımı ve özel bir ihtişamla millî gurur ve iftihar sahnesine dönüştü.
Aziz İran Kadar Büyük Bir Bayram
İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Arafi’nin ifadesiyle Kum, içinde her kavimden, ırktan ve milletten insanın bulunduğu bir dünya şehridir. İlahi bir mucize olarak nitelenen 22 Behmen gününde de yaşlı-genç, kadın-çocuk; Kürt, Lor, Arap, Beluç, Türk ve Fars; İranlı ve İranlı olmayan herkes “Kahrolsun Amerika”, “Kahrolsun İsrail”, “Kahrolsun fitneci”, “Kahrolsun münafık”, “Damarlarımızdaki kan rehberimize armağandır”, “Hepimiz senin askeriniz ey Hamaney, Emrindeyiz ey Hamaney”, “Heyhât mine’z-zille” ve benzeri sloganlarla şehitlerin kanını savunmak için meydanlara çıktı. Böylece aziz İran kadar geniş bir bayramda millî birlik, beraberlik ve dayanışmayı sergileyerek düşmanlara -özellikle suçlu Amerika'ya ve çocuk katili Siyonist rejime- “Hiçbir halt edemezsiniz.” mesajını verdiler.
Ehl-i Beyt’in Kerimesi’nin (selâmullahi aleyhâ) diyarının tarih yazan ve destan oluşturan halkı; âlimler ve talebelerle omuz omuza velayet ve inkılap savunusunda yer aldı. Millî gurur ve iftihar gününde “Ey ilahî vatan” marşını hep birlikte söyleyerek İranlıların ülke çapındaki kutlamasına -bir kez daha millî ve inkılapçı hamiyeti anlamlandırmak ve ihtişam ile kudret türünden bir destan yazmak için- katıldılar.
Kumarbaz Trump’a Özel Bir Mesajın İletilmesi
İslam dünyasının Ümmü’l-Kurâ’sı ve İslam İnkılabı’nın doğduğu yer olan Kum’da, Yevmullah 22 Behmen yürüyüşünün ana güzergâhına çıkan cadde ve sokaklar; şehitlerin kanına, İslam İnkılabı’na ve Velâyet-i Fakih’e vefa borcunu ödemek için gelen insan seliyle dolup taştı. Toplanan kalabalık, kumarbaz Trump’a ve kana susamış Siyonist liderlere şu mesajı iletmek için meydanlara çıktı: “Canımız pahasına İslam İnkılabı’nı, nizamı ve yüce rehberliği savunacağız ve asla geri adım atmayacağız.”
Kumlu fecr öncüleri; mukaddes İran İslam Cumhuriyeti ve daima kahraman Lübnan Hizbullahı bayraklarını, İmam Humeyni (r.a.) ve İmam Hamaney’in mübarek tasvirlerini ve Şehit Süleymani’nin posterlerini ellerinde taşıyarak altı ayrı güzergâhtan Âstâne Meydanı’na —22 Behmen yürüyüşünün nihai toplanma alanına— ulaştılar. Amaçları, İslamî İran kadar büyük bir kutlamaya katılmak ve başta kumarbaz Trump olmak üzere düşmanlara, İslam İnkılabı’nın ve şehitlerin kanının sonuna kadar arkasında durduklarını ilan etmekti.
Ana güzergâh:
Cihad Meydanı – 19 Dey Caddesi – Âstâne Meydanı
Toplanma yeri:
Hz. Masume’nin (selâmullahi aleyhâ) türbesinin Âstâne Meydanı
Bölgelere göre yürüyüş güzergâhları:
1. Tevhid Caddesi (Nirugâh) bölgesi: Tıflân-ı Müslim Camii
2. İmamzade İbrahim bölgesi: Şehit Mutahhari 20 Caddesi, Fatıma Zehra (s.a) Camii; Şah İbrahim Caddesi, Abdullahî Camii
3. Şehit Talakani (Âzer) Caddesi bölgesi: İmamzade Musa Muberka‘ (a.s)
4. Şehidan-ı Fatımi (Doreşehr) Caddesi bölgesi: Emirü’l-Müminin (a.s) Camii
5. İnkılap (Çeharmardan) Caddesi bölgesi: Çeharmardan Camii
6. Bonyad ve Saduki (Zenbilâbâd) bölgesi: Şehit Kerimi Bulvarı, Muhammed Resûlullah (s.a.a) Camii
Hazret-i Ruhullah’a ve aziz İmam Hamaney’e gönül verenler; her kesimden, her kavim ve kabileden insanlar olarak; vatana ve İslam İnkılabı’na sevgiyle, şehitlerin kanına, İmamların ideallerine ve mukaddes İslam nizamına bağlılıkla ve Velî’nin emrine lebbeyk diyerek Fecr İnkılabı’nın destan yazan kalabalıklarına katıldılar.
Âlimler ile Halkın Kopmaz Bağının Gösterisi
Âlimler ve önde gelen şahsiyetler de ilahî mucize günü olarak nitelenen bu günde, izzet ve iftihar dersi veren o coşkun insan denizine katıldılar; tek ses, tek yürek hâlinde “İstiklâl, özgürlük, İslam Cumhuriyeti” ve “Kahrolsun Amerika” sloganlarını haykırdılar.
Ayetullah Şebzendedar: Halk, İslam İnkılabı’nın ve Yüce Rehber’in Yanında Dimdik Duruyor
Yüksek Havzalar Konseyi Genel Sekreteri ve Anayasa Koruyucular Konseyi fakih üyelerinden Ayetullah Mehdi Şebzendedar, Kum’daki Yevmullah 22 Behmen yürüyüşüne katılan kalabalık arasında yaptığı açıklamada, velayet bilincine sahip ve inkılapçı halkın destansı katılımına dikkat çekerek şunları söyledi: “Allah’a hamdolsun ki basiret sahibi ve zamanın şartlarını iyi kavrayan halk, İslam’ı, Yüce Rehberliği ve İslam İnkılabı’nın yüce değerlerini savunmak; ayrıca başta Amerika ve Siyonistler olmak üzere düşmanlardan beraatini ilan etmek için sokakları doldurdu. Bu tablo, bazı serzenişler mevcut olsa da halkın İslam’a, İslam İnkılabı’na, nizama ve Yüce Rehber’e desteğinde kararlı olduğunu göstermektedir.”
Anayasa Koruyucular Konseyi üyesi sözlerine şöyle devam etti:
“İnşallah Yüce Allah, İran halkının tamamına dünya ve ahiretin en güzel mükâfatlarını ihsan buyursun.”

Destan Gününde Ayetullah Ârafi’nin Görevini İfa Etmesi
İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Ali Rıza Ârafi de destan günü, mukaddes birlik gösterisi ve İranlıların millî bayramında; vefalı, velayet şuurlu, basiret sahibi, inkılapçı ve dindar halkla omuz omuza Kum’daki 22 Behmen’in destansı yürüyüşüne katıldı.
İlim Havzaları Müdürü’ne göre Kum şehri, içinde her kavimden, ırktan ve milletten insanı barındıran bir dünya şehridir ve eşsiz uluslararası kapasitelere sahiptir. Bu imkânlardan, hakiki İslam’ın ve İslam İnkılabı’nın mesajlarını dünya geneline ulaştırmak için daha etkin ve verimli bir şekilde yararlanılabilir.
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkanı: İslam İnkılabı'nı Korumak Herkesin Görevidir
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkanı ve Uzmanlar Meclisi Başkanvekili Ayetullah Seyyid Haşim Hüseyni Buşehri de, İslam İnkılabı'nın doğduğu topraklarda gerçekleştirilen onur verici yürüyüşün ilk anlarında inkılapçı halkın coşkulu kalabalığına katıldı.
İslam İnkılabı'nın korunması ve muhafazası ile İmam Humeynî (r.a.) ve İmam Hamaney’in idealleri ve aziz şehitlerin hedeflerinin savunulması konusunda her zaman özel bir vurgu yapan Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkanı, bugün de destan yazan ümmetle birlikte 22 Behmen Yevmullah yürüyüş güzergâhını kat etti; güler yüzle aziz ve inkılapçı halkla sohbet edip hâl hatır sordu.
Uzmanlar Meclisi Başkanvekili, İslam İnkılabı'nın halkın mücadelesi ve imanı sayesinde gerçekleştiğine inandığını belirterek, onu korumanın herkesin ortak görevi olduğunu ifade etti.

Mukaddes Cemkeran Camisi Mütevellisi: Düşmanın Tehditleri Milletin İradesini Asla Etkilemez
Mukaddes Cemkeran Camisi'nin mütevellisi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Ali Ekber Ocaknejad da halkın yürüyüşe coşkulu katılımının, düşman tehditlerinin milletin iradesi üzerinde hiçbir etkisi olmadığını açıkça gösterdiğini belirterek şöyle dedi:
“Biz yolumuza devam edeceğiz ve nihai hedefe ulaşacağız. Üç renkli bayrağı Hazret-i Veliyy-i Asr’a (a.f.) takdim edeceğiz. Düşmanlar ise tarihin çöpleridir ve tarihin çöp sepetine atılacaklardır.”
Kum Valisi: İran Milleti Hiçbir Baskı Karşısında Teslim Olmayacaktır
Ekber Behnamcu da bugün görkemli 22 Behmen yürüyüşüne katılarak, Kum’un asil ve inkılapçı halkıyla birlikte Cihad Meydanı’ndan Hazret-i Masume’nin (s.a) mutahhar türbesine kadar düzenlenen törene iştirak etti.
Yürüyüş esnasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Behnamcu, halkın bu törene yoğun katılımının verdiği mesaja işaret ederek şunları söyledi: “İran milletinin birlik ve dayanışması her zaman göstermiştir ki halk, baskılar karşısında tam bir direnişle İslam İnkılabı’nın ideallerini savunmaktadır.”
Kum Valisi’ne göre 22 Behmen yürüyüşüne gösterilen coşkulu katılım, dünya kamuoyuna açık bir mesaj vermektedir: İran milleti hiçbir baskı altında teslim olmayacak ve birlik ile bütünlük içinde ülkenin ilerleme yolunu sürdürecektir.
Behnamcu ayrıca şu vurguda bulundu: “Bu geniş katılım, millî kudretin sergilenmesinin yanı sıra düşmanlar için caydırıcı bir mesaj niteliği taşımakta ve halkın İslam İnkılabı’nın değerlerine ve şehitlerin pak kanına bağlılığını göstermektedir.”
İslam Cumhuriyeti’ni Yıkmaktan Söz Etmek Trump’ın Haddine Değil
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Ali Humeyni, Kerîmetü’l-Ehl-i Beyt’in (s.a) diyarındaki büyük topluluğa, Hazret-i Masume’nin (s.a) mutahhar türbesinin Âstâne Meydanı’nda hitap etti ve İslam İnkılabı’nın konumu ile kazanımlarını anlattı.
İmam Humeyni’nin (r.a.) torunu, 22 Behmen’in İslam İnkılabı’nın idealleriyle biatı yenileme fırsatı olduğunu belirterek şöyle dedi: “İslam İnkılabı’nın ideali —ki halk her zaman ‘İstiklâl, Özgürlük ve İslam Cumhuriyeti’ diye haykırıyordu— bugün de geçerlidir. Hiçbir söylem ve düşünce bizim sloganımızdan daha üstün bir şiar ortaya koymamıştır. Her yıl Fecr On Günü’nde bu ideallere dönmeli ve bağımsızlık sloganını atmış ve ona ulaşma yolunda en ağır sıkıntılara katlanmış bir millet olmaktan gurur duymalıyız.”
Bağımsızlığın Değerini Sonraki Nesillere Hatırlatalım
Seyyid Ali Humeyni şu önemli noktaya da vurgu yaptı: “Eğer bağımsızlığa gereken önemi vermezsek, bir gün Doğu'ya ya da Batı'ya bağlılık bu toplumda değer hâline gelebilir. Biz bağımsızlığın değerini sürekli olarak bizden sonraki nesillere hatırlatmalıyız.”
İmam Humeyni’nin torununa göre, “özgürlük” gibi asli bir slogana her yıl vurgu yapılmasının sebebi, bunun yüce bir insani ve İslami değer olduğunu millete hatırlatmaktır; kimsenin maslahat bahanesiyle halkın ağzını kapatmasına, ‘susun ve sorunları görmeyin’ demesine izin verilmemelidir: “Bizim idealimiz özgürlüktü; millet sahaya gelsin ve sorunları haykırsın diye.”
Ardından sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet demek, halkın iradesinin sistemin temel politikalarını belirlemesi demektir. Eğer cumhuriyetin değerini sonraki nesillere doğru anlatabilirsek, onlar hiçbir zaman saltanata, istibdada ve krallığa yönelmeyeceklerdir.”
Yolsuzlara ve Zorbalara Karşı Haykıralım
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Ali Humeyni, yolsuzlara ve zorbalara karşı haykırmamız gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Eğer her alanda ilerleme kaydetmeseydik, bugün İslam Cumhuriyeti olmazdı. Bugün İslam Cumhuriyeti’nin var olmasının sebebi, halkın bilim, teknoloji ve inşaat gibi çeşitli alanlarda yapılan çalışmaları görmesidir.”
Keşke Hükümetler Hizmetlerini Halkla Paylaşsa
Hüccetü’l-İslam Humeyni’ye göre farklı hükümetler büyük işler başardı ve keşke hükümetler bu hizmetleri halkla paylaşsa. Birbirlerini eleştirmek yerine kendi başarılarını savunmalılar. Biz birçok başarı elde ettik; elbette bunların yanında yetersizlikler ve yolsuzluklar da var.
İmam Humeyni’nin torunu şunları vurguladı: “Düşman, tüm başarılarımızı göz ardı etmek ve karalamak istiyor; ekonomik sorunları da ideallerimize bağlamaya çalışıyor. Dünyada birçok sistem ve Batı’nın liberal demokrasileri var, ama hiçbir zaman sorunları kendi sistemlerine yüklemiyorlar. Oysa bizim ülkemizde bir yolsuzluk olursa, bunu doğrudan İslam Cumhuriyeti’nin hesabına yazıyorlar.”
Hüccetü’l-İslam Humeyni ayrıca şu önemli noktaya dikkat çekti: “Bugün sahada olan bu büyük millet, İslam İnkılabı’nın ve İran İslam Cumhuriyeti’nin asli değerlerini savunmak için gelmiştir; fakat bu, yetkililere boş bir çek imzalamak anlamına gelmiyor. Halk, yetersizliklere karşı haykırıyor ve sorunların çözülmesi gerektiğini açıkça dile getiriyor.”

Küresel Zorbanın Maskesi Düşmüş Durumda
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Ali Humeyni şunları vurguladı: “Bugün küresel zorbanın maskesi düşmüştür ve artık destekçileri de zulmü insan haklarının temsili olarak görmemektedir. Epstein davası gibi öyle tuhaf yolsuzluklar var ki insan, bunlardan söz etmekten utanıyor; kravatlı insanlar öyle skandallar yapıyor ki bundan bahsetmek utanç verici.”
Amerikan söylemini insan hakları alanında savunacak kimse kalmadığını belirten Hüccetü’l-İslam Humeyni şöyle dedi: “Eğer gerçekten insan haklarının peşindeyseniz, Filistin’de 60 bin kadın ve çocuğun katledilmesini dile getirmeniz gerekirdi.”
Tüm Kartlarını Masaya Sürdüler
İmam Humeyni’nin torunu, küresel zorbanın planlarını değerlendirirken şunları söyledi: “Onlar tüm kartlarını masaya koydular, tüm seçeneklerini sahaya sürdüler. Yıllarca bizi savaşla korkuttular ve sonunda savaş kartını oynadılar. Ancak gördüler ki İran İslam Cumhuriyeti, bu halk ve silahlı güçleriyle tek bir kıpırdama göstermedi. 12 günlük dayatmalı savaşı başlattılar, İslam Cumhuriyeti’nin düşeceğini sanarak; ama birkaç gün sonra ateşkesi kabul etmek zorunda kaldılar.”
Hüccetü’l-İslam Humeyni sözlerini şöyle tamamladı: “Düşmanlar artık çok iyi anladı ki; bomba, ayaklanma veya yıkım ile İslam Cumhuriyeti ne sarsılır ne geri adım atar; tam aksine, daha köklü ve sağlam bir şekilde yoluna devam eder.”
Düşman İç Savaş Peşinde
Seyyid Ali Humeyni, düşmanın her yoldan ümidini kesince şimdi hedefinin iç savaş çıkarmak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Düşmanın gündeminde farklı kesimler arasında nefret yaratmak var. Biz farklı dinlere, mezheplere ve etnik kökenlere sahibiz; bir aile içinde bile görüş ayrılıkları olur çünkü bu farklılıklar gelişmeye katkı sağlar. Ancak düşman, bu ayrılıkları körükleyip, çatlaklardan nefret üretmeyi hedefliyor.”
Hüccetü’l-İslam Humeyni devamla şunları ekledi: “Oluşturulmak istenen bu nefret, iç savaşın temelini oluşturacak. Tıpkı Libya ve Suriye’de yaptıkları gibi; kin biriktiğinde grupları silahlandırıp iç savaşı başlatacaklar.”
İslam Cumhuriyeti’ni Yıkmaktan Söz Etmek Trump’ın Haddine Değil
Hüccetü’l-İslam Humeyni, İslam Cumhuriyeti’ni devirmekten söz etmenin Trump gibi birinin haddine olmadığını ve Netanyahu’nun da sistem değişikliğinden söz edecek kadar büyük olmadığını belirtti: “Halk, onların karşısında dimdik duruyor. Ancak düşman kavgayı aile içine taşır ve iç savaş çıkarmak isterse iş zorlaşır. Bu nedenle ekonomik, siyasi ve kültürel çatlakları gidermek için gece gündüz çalışmalıyız. Çatışmaların nefrete dönüşmesini engelleyecek adımları biz atmalıyız.”
Hüccetü’l-İslam Humeyni ayrıca şunları söyledi: “Toplumumuzda zaman zaman nefret, kin ve öfke taşıyan gençler olabilir; biz onlarla diyaloğu açık tutmalıyız. Biz güç ve otorite konumundayız; kendimizi onlarla eşitlememeliyiz. Bazen aldanmışlara veya sorunları İslam ve İslam Cumhuriyeti’ne bağlayanlara karşı tutumumuz, bir baba ile çocuğu arasındaki ilişki gibi olmalıdır.”
Kum’daki 22 Behmen yürüyüşünün kapanış konuşmasını yapan Hüccetü’l-İslam Humeyni sözlerini şöyle tamamladı: “İran halkı ideallerine bağlı olduğu sürece, Trump’lar ve Netanyahu’lar yok olacak; ancak İran varlığını sürdürecektir.”

İslam İnkılabı Kurucusu’nun Sorumlulara Stratejik Tavsiyesi
Seyyid Ali Humeyni sözlerini şöyle sürdürdü: “Sorumlulara tavsiye vermek gibi bir konumda değilim; ancak İmam Humeyni’den (r.a.) bir metin getirdim ve bunu okumak istiyorum: ‘İslam yönetiminde mal sahibi ve rahat yaşayanların, yoksullara karşı hiçbir üstünlüğü veya ayrıcalığı yoktur ve asla öncelik tanınmayacaktır. Bu hususu hatırlatmak gerekir ki zenginler mali güçleri nedeniyle İslam hükümetinde ve yöneticiler üzerinde nüfuz kullanmamalı, servetlerini böbürlenmek için mazeret yapmamalı ve yoksul ile emekçilere kendi fikir ve arzularını dayatmamalıdır.’”
Diplomasinin Mücahitleri
Hüccetü’l-İslam Humeyni ayrıca şunları hatırlattı: “Eleştiriler olabilir; ancak biz yöneticilerimize güveniyoruz ve müzakerecilerimizi diplomasi sahasının mücahitleri olarak görüyoruz.”
Biz ve Amerika Asla Barışa Ulaşamayacağız
İmam Humeyni’nin torunu, Amerika ile yapılan müzakerelerin kimse tarafından barış olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı: “Biz ve Amerika asla barışa ulaşamayacağız. Müzakereyi, başka bir tür cihat olarak görüyoruz. Müzakerecilerimizi, silahlı güçlerin mücahitlerinin yanındaki diplomasi sahasının mücahitleri olarak değerlendiriyoruz.”
22 Behmen Yevmullah Yürüyüşü Nihai Kararı
11 Şubat Yevmullah yürüyüşüne katılanlar, 12 Ocak Yevmullahı'nın kalıcı destanını ve 12 günlük dayatmalı savaşta halkın akıllı direnişini anarak, coşkulu bir şekilde “Allahu Ekber, Hamaney Rehber” sloganları eşliğinde görüş ve taleplerini ilan ettiler.
Bismillahirrahmanirrahim
“Gerçekten de Rabbimiz Allah’tır diyen ve sonra doğrulukta sabredenler için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”(Ahkâf, 30)
İran İslam İnkılabı’nın 47. yıl dönümünde büyük, bilinçli ve her zaman sahada olan İran milleti, Yevmullah 22 Behmen yürüyüşünde bir kez daha bilinçli, kudretli ve onur verici bir şekilde yer alarak; İslam İnkılabı’nın yüce ideallerine, bu ilahi hareketin büyük mimarı Hazret-i İmam Humeyni’nin (r.a.) aydın düşüncelerine ve Yüce Rehber Ayetullah el-Uzma İmam Hamaney’in hikmetli ve stratejik yönlendirmelerine derin ve sarsılmaz bağlılığını vurgulamıştır.
Bu görkemli ve birlik oluşturucu katılım İran halkının siyasi olgunluğunun, ulusal bütünlüğünün ve tarihî basiretinin; İslam İnkılabı’nın düşmanlarının karmaşık komploları, artan baskıları ve kapsamlı hibrit savaşlarına —özellikle Amerika, Siyonist rejim ve müttefikleri— karşı nasıl dimdik durduğunu açıkça göstermektedir. Bu savaş, yakın dönemde İran halkına ve direniş eksenine karşı yürütülen 12 günlük dayatmalı savaş ve Amerikan-Siyonist unsurların silahlı terörist darbeleri ile kendini göstermiş; düşmanın düşmanlık, şiddet ve çaresizliğinin çıplak yüzünü ortaya koymuş ve aynı zamanda İran halkının ve direniş ekseninin sarsılmaz duruşunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.

Bizler, 11 Şubat Yevmullah yürüyüşüne katılanlar olarak; 12 Ocak Yevmullahı'nın kalıcı destanını ve 12 günlük dayatmalı savaşta halkın akıllı direnişini yad ederek, coşkulu “Allahu Ekber, Hamaney Rehber” sloganı eşliğinde görüş ve taleplerimizi şu şekilde ilan ediyoruz:
1. Biz İran milleti olarak, bir kez daha İslam İnkılabı’nın temel ideallerine; bağımsızlık, özgürlük, adalet, insan onuru, küresel zulme karşı direniş ve hakiki İslami değerlerin hâkimiyetine bağlılığımızı tazeliyoruz. İmam Humeyni’nin (r.a.) özgün çizgisinden ilham alarak, bu medeniyet yolunun devamını, ülkenin istikrarını, güvenliğini, ulusal bütünlüğünü ve bölgesel ile uluslararası koşulların karmaşıklığı içinde ülkenin ilerlemesini korumaya kararlı olduğumuzu ve İslam İnkılabı’nın kazanımlarını savunma azmimizi ilan ediyoruz.
2. Bu büyük halk buluşmasına katılan bizler, Velayet-i Fakih’in eşsiz konumunu stratejik rehberlik ve ulusal birliğin teminatı olarak vurguluyoruz ve şunu ilan ediyoruz: “İran’ın Rehberi, İran halkının canıdır.” Yüce Rehber İmam Hamaney’e yönelik herhangi bir hakaret, saldırı veya ihlal, İran milletinin kimliğine, onuruna ve iradesine yönelik bir saldırı olarak kabul edilir ve bu konuda asla hoşgörü göstermeyeceğiz.
3. Bilinçli İran halkı olarak, düşmanın karmaşık hibrit, bilişsel ve medya savaşının doğasını anlayarak ve 12 günlük dayatmalı savaş tecrübesinden hareketle, kutsal birliğin, sosyal dayanışmanın, toplumsal sermayenin güçlendirilmesinin ve her türlü ayrıştırma ile kutuplaştırmadan kaçınmanın gerekliliğini vurguluyoruz. Ulusal bütünlük ve halkın İslam sistemiyle kopmaz bağı, ülkenin iç ve dış tehditler karşısındaki en önemli teminatıdır.
4. Biz bilinçli İran halkı olarak, İran İslam Cumhuriyeti’nin silahlı güçleri, İslam İnkılabı Muhafızları (Sepah), İran Cumhuriyeti Ordusu, Emniyet Teşkilatı, Halk Besici ve güvenlik ile istihbarat kurumlarının fedakârlıkları, cihat ve özverileri için içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bugünkü ülke güvenliği, huzuru, istikrarı, kudreti, bilinçli halk desteği ve vatan savunucularının özverisi ile değerli şehitlerin pak kanına borçludur. Ayrıca Avrupa Birliği’nin İslam İnkılabı Muhafızlarını terörist ilan eden düşmanca tutumunu uluslararası hukuka aykırı, müdahaleci ve İran karşıtı korku ve bölgesel istikrarsızlık projelerine destek olarak değerlendiriyor ve şiddetle kınıyoruz. Vurguluyoruz ki İslam İnkılabı Muhafızları halkın iradesinden doğan, resmi ve yasal bir kurum olup, ulusal savunmanın ve bölgedeki terörle mücadelenin stratejik temel sütunudur.
5. Bu büyük halk yürüyüşüne katılan bizler, Siyonist rejim ve ABD’nin saldırgan, istikrarsızlaştırıcı ve suç niteliğindeki eylemlerini bölgede süren güvensizlik, savaş ve krizlerin başlıca nedeni olarak görüyor ve bu insanlık karşıtı politikalara kesin bir dille karşı çıkıyoruz. Bu iki rejimin, özellikle direnen Filistin ve Gazze halkına karşı işledikleri suçlardan ötürü uluslararası kamuoyunda hesap vermesi gerekliliğini vurguluyor ve tekrar ilan ediyoruz: Ocak ayında yaşanan terörist fitnenin ABD hükümeti tarafından soruşturulması, yetkililer tarafından takip edilmelidir.
6. Biz İran milleti olarak hem diplomasinin hem de sahadaki güçlerin savunucusuyuz ve kritik günlerde, “İtibar, Hikmet, Menfaat” esasları çerçevesinde yapılan tüm görüşme ve müzakerelerin arkasında olduğumuzu ve bu iki güç unsuruna tam destek verdiğimizi vurguluyoruz. Şimdi sahadaki güç ile diplomasiyi birleştirme zamanıdır; her iki alandaki askerler, milletin evlatlarıdır ve milletin %100 desteğini almaktadır.
7. Biz İran İslam İnkılabı'nın inkılapçı halkı olarak, hükümetten, Meclis’ten ve tüm yürütme organları ve kurumlardan, etkili bir iş birliği, titiz planlama ve pratik adımlar aracılığıyla halkın İslam İnkılabı’nın siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarında —özellikle şehir ve köy İslami Meclis seçimlerinde— maksimum ve anlamlı katılımını sağlayacaklarını bekliyoruz. Ayrıca halk hizmetine odaklanarak, enflasyon ve yolsuzlukla mücadele ederek, kamu güvenini ve halkın rolünü güçlendirmelerini talep ediyoruz.
İnşallah büyük İran milleti, Allah’a dayanarak, Muhammedî saf İslam’a sarılarak, İmam Humeyni’nin (r.a.) ekolünü takip ederek, Yüce Rehber’in öğütlerine uyarak, iç potansiyele güvenerek ve ulusal birliği koruyarak; onur, bağımsızlık, ilerleme ve yeni İslami medeniyet yolunda ilerlemeye; sükûnet, akıl ve kararlılıkla devam edecektir.
Son Söz: Bayrak Yükseğe, Daha Yükseğe Ulaşıyor
Küresel zorbanın, uluslararası Siyonizm’in ve onların uşaklarının fitne fırtınaları, İslam ümmetinin iradesini kırmaya çalışırken, İslam İnkılabı’nın bayrağı, Yüce Rehber İmam Hamaney’in hikmetli ve cesur liderliğinde her zamankinden daha yüksek dalgalanıyor. Sadık İran halkı, bu ilahi bayrak taşıyıcısının önderliğinde, İslam düşmanlarının aşırı taleplerine karşı adeta çelikten bir set gibi duruyor ve bu yolda canlarını feda etmeye hazırdır: “Görmeyenler kör olsun!”
Kutsal Birliğin Görkemli Gösterisi
Evet, Hazret-i Ruhullah’ın küresel İslam İnkılabı’na bağlılık ve halk desteğinin ilan edildiği bu günde, herkes sahadaydı; İran’a ve İran halkına düşman olanlara açıkça mesaj veriyordu: Yüce Rehber İmam Hamaney’in emrine ve rehberliğine “evet” diyerek, İslam İnkılabı’nın büyük mimarının mirasını ve şehitlerin kanını korumak için canlarını ortaya koymaya hazırdırlar. Ekonomik zorluklara rağmen, inkılapçı kimliklerine hiçbir zarar gelmesine izin vermeden, Yüce Rehber’in müjdelediği zirveye doğru daha kararlı adımlarla ilerlemektedirler ve asla durmayacaklardır: “Helal olsun İran’ın ve İranlıların azmine.”
Hazırlayan: Ali Alizade





yorumunuz