Havza Haber Ajansı Uluslararası Servisi'nin bildirdiğine göre; Irak Ehl-i Sünnet Âlimler Birliği Başkanı Şeyh Halid el-Mulla, Uluslararası Gadimun Topluluğu tarafından 12 Mart Perşembe günü düzenlenen 7. Uluslararası Beytü’l-Mukaddes (Kudüs-ü Şerif) Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Zariyat Suresi 56. ayeti olan "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." ifadesine atıfta bulunarak insanın yaratılış amacının Allah'a kulluk olduğunu belirtti.
Şeyh El-Mulla konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Yüce Allah bizi büyük bir amaç ve yüce bir misyon için yaratmıştır. Bize farz kılınan ibadetler bellidir: Namaz, oruç, zekât, hac ve cihat. Bu ibadetlerin bir parçası da Allah'ın evlerini ve İslami mukaddesatı korumaktır."
Kabe-i Muazzama, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'nın İslam dünyasının en büyük mukaddesatları olduğunu vurgulayan Şeyh Halid el-Mulla, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kabe'de kılınan bir namaz yüz bin namaza, Mescid-i Nebevi'de kılınan bir namaz bin namaza ve Mescid-i Aksa'da kılınan bir namaz ise beş yüz namaza bedeldir. Bu faziletler, bu kutsal mekânların Allah katındaki yüce konumunun bir göstergesidir."
Müslümanların Filistin ile İlişkisi İtikadi Bir İlişkidir
Şeyh Halid el-Mulla, "Filistin ile ilişkimiz nedir?" sorusunu gündeme getirerek şöyle konuştu: “Biz Müslümanların Filistin’le ilişkisi inançsal ve dini bir ilişkidir. Bu toprakların Müslümanların elinde kalmasını korumak ve savunmak, itikadi ve dini açıdan bizim için hayatî öneme sahiptir. Çünkü bu kutsal topraklar, Müslümanların inancının ayrılmaz bir parçasıdır. Beytü’l-Mukaddes konusunda taviz veren biri, Mescid-i Nebevi ve Kabe konusunda da taviz verir.”
Şeyh El-Mulla daha sonra, Hz. Peygamber’in (s.a.a) mübarek hadisinde geçen kutsal ziyaret yerlerine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: ‘Seyahat sadece şu üç mescidi ziyaret etmek için yapılır: Mescid-i Haram, benim mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Mescid-i Aksa.’ Bu hadis, Mescid-i Aksa’nın İslam’daki üstün konumunu açıkça göstermektedir.”
Kudüs Günü, İslam Ümmetinin Dayanışma Günüdür
Irak Ehl-i Sünnet Âlimler Birliği Başkanı, Dünya Kudüs Günü’nü anarak bu günü tüm Müslümanların ve özgür insanların kendi haklarını sahiplerine geri verme yolunda dayanışma günü olarak tanımladı. Şeyh El-Mulla şöyle devam etti: “Bugün, ‘Dünya Kudüs Günü’ olarak adlandırılan bir atmosferde yaşıyoruz. Bu günün amacı; Müslümanların ve tüm özgür insanların, hak sahibine hakkını geri vermenin zorunluluğu konusunda birleşmesini sağlamaktır.”
Ayrıca Siyonist rejimin ‘Büyük Ortadoğu’ planı doğrultusunda kurduğu komplolara değinerek uyarıda bulundu: “Bu gasıp rejim, her şeye hâkim olma hayali kuruyor; bizim servetlerimize, kültürümüze, oğullarımıza ve kızlarımıza hükmetmek istiyor. Bu tehlikeyi çok ciddiye almalıyız.”
İslam Ümmetinin Birliği, Siyonist Rejimi Yok Eder
Bu Sünni âlim, İslam ümmetinin görevlerini yerine getirmedeki gevşekliğini ve ihmalini eleştirerek şöyle dedi: “En tehlikeli sebeplerden biri, bir Müslümanın oturup ‘Filistin’le benim ne alakam var?’ demesidir. Oysa senin Filistin’le ilişkin, dinî ve itikadi bir ilişkidir; bu meseleyle ilgilenmek zorundasın.”
Şeyh Halid el-Mulla devamında şöyle konuştu: “Eğer bu ümmet yıllardır Arap ve İslam ülkelerinde yığılan bu kadar imkânla, füzeyle, uçakla, silah depolarıyla birleşseydi — mezhep ve kültürde değil — sadece İsrail karşısında tek bir tutumda birleşseydi bu rejimi denize döker, bu kanser tümörünü ortadan kaldırırlardı.”
Hz. Peygamber’in (s.a.a.) İslam’a Yönelik Düşman Saldırılarına Dair Uyarısı
Şeyh Halid el-Mulla, Hz. Peygamber’in (s.a.a) bir hadisine dayanarak şöyle hatırlattı:
“Resulullah (s.a.a.) buyurdu: ‘Yakında ümmetler size saldıracak, tıpkı yiyicilerin yemek kabına saldırdığı gibi.’
Ashap sordu: ‘Ya Resulallah, bu bizim azlığımızdan mı olacak?’
O şöyle buyurdu: ‘Hayır, siz çok olacaksınız; fakat siz selin taşıdığı çerçöp gibisiniz.’ (1)”
Şeyh El-Mulla, bu durumun sebebinin Müslümanlar arasındaki bölünmüşlük ve parçalanmışlık olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: ‘Benden sonra yeniden küfre dönmeyin ki birbirinizin boynunu vurmayasınız.’ (2)
Bugün tam da bunun tanığıyız; biri ‘o kâfir’, diğeri ‘şii’, bir diğeri ‘sünni’ diyor. Bu doğru değildir, dinle ilgisi yoktur.”
Müslümanların Gerilemesinin Asıl Nedeni: Dünyaperestlik ve Ölüm Korkusu
Bu Sünni âlim, başka bir hadisinde “vehn” (zayıflık, gevşeklik) kavramına değinerek söyledi:
“Resulullah (s.a.a.) buyurdu: ‘Allah düşmanlarınızın kalbinden korkuyu kaldıracak ve sizin kalplerinize gevşekliği koyacaktır.’
Soruldu: ‘Ya Resulallah, gevşeklik nedir?’
Buyurdu: ‘Dünyayı sevmek ve ölümden nefret etmektir.’ (3)”
Şeyh El-Mulla, sözlerinin sonunda İslam ülkelerinin yöneticilerine seslenerek şu çağrıyı yaptı:
“Bu kadar sarayların, lüks arabaların ve servet yığınlarının - toplu kıyımların yaşandığı bir dünyada - ne faydası var? Biraz idrak edelim; mezhepçi ve etnik fanatizmi bir kenara bırakalım ki hakikat gözlerimizden gizlenmesin.”
Dipnotlar:
(1) ve (3): et-Teşrîf bil-Minen, cilt 1, sayfa 307.
(2): Şevâhid’üt-Tenzîl, cilt 1, sayfa 526.
yorumunuz