Çarşamba 15 Nisan 2026 - 15:18
Tahran Milletvekili: Savunma ve Füze Kapasitesi Belirleyici Bir Role Sahip Olsa da Halkın Desteği Tamamlayıcı Etki Yarattı

Havza / Tahran Milletvekili Hüccetü'l-İslam Selimi yaşanan son gelişmelere ve halkın sahadaki varlığına ilişkin Havza Haber Ajansı'na önemli bir röportaj verdi.

Tahran'ın İslami Şura Meclisi (Parlamento) Milletvekili Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Ali Rıza Selimi, Tahran'da Havza Haber Ajansı'na verdiği röportajda önde gelenlerin kritik anlardaki konumu ve sorumluluğuna değinerek şunları ifade etti: "Toplumda etkili bir konuma sahip olan ve toplumun ileri gelenleri (havas) olarak bilinen kişilerin davranış ve söylemleri her zaman kamuoyunun merceği altındadır. Ulusal ve küresel boyutlardaki olaylarda, toplumun yönelimini ve genel hareketini şekillendirebilecek olan şey işte bu ileri gelenlerin eylem ve tepkileridir."

Hüccetü'l-İslam Selimi sözlerine şöyle devam etti: "İslam'ın ilk dönemlerinden günümüze kadar tarih gözden geçirildiğinde, ileri gelenlerin davranışlarının her zaman izlendiğini ve milletlerin tarihi hafızasında kalıcı hale geldiği açıkça görülmektedir. Kaderin belirlendiği anlarda sahada olan ve zamanında, sorumluluk içinde tepki gösterenler daha çok akıllarda kalmıştır. Bu yüzden ileri gelenler sınıfında yer alan herkesten, ulusal olaylarda halkın yanında durması ve ülkenin bekasını koruma yolunda rol oynaması beklenmektedir."

Halkı Sürece Dahil Etmek, Ülkenin Yürütme ve Savunma Kurumlarına Daha Fazla Moral Verecektir

Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Selimi, ülkenin savaş koşullarına ve Ramazan Savaşı'na atıfta bulunarak şunları vurguladı: "Böyle bir ortamda, savunma ve savaşla ilgili dini bilgi ve kavramların önde gelenler ve bu alanın aktivistleri tarafından açıklanması, direniş ruhunun güçlendirilmesinde ve topluma huzur verilmesinde etkili bir rol oynayabilir. Bu yaklaşım, halkı sürece dahil etmenin yanı sıra devlete, karar alıcılara ve ülkenin yürütme ile savunma birimlerine daha fazla moral kazandıracaktır."

İslami Şura Meclisi Tahran Milletvekili, milyonlarca insanın sahadaki varlığının küresel medyada ve hatta düşman medyasında geniş yankı bulduğuna işaret ederek şunları söyledi: "Bu katılım öylesine etkili oldu ki düşmanların öfkesini kabarttı ve halkın sahadaki varlığının kesin ve amaçlı bir hareket olduğunu gösterdi."

Hüccetü'l-İslam Selimi şu vurguyu yaptı: "12 Günlük Savaş ve Ramazan Savaşı'nda baskıları etkisiz hale getiren en önemli faktör, halkın sahada yer almasıydı. Ülkenin savunma kapasiteleri ve füze gücü belirleyici bir role sahip olsa da halkın desteği ve bilinçli varlığı bu yeteneklere eşdeğer ve hatta onları tamamlayıcı bir etki yaratmıştır."

Halkın Sahadaki Geniş Çaplı Katılımı, Caydırıcılık Yaratmada Etkili Bir İşleve Sahiptir

Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Selimi, Enfâl Suresi'nin 60. ayetinin bir bölümüne (Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın ki bununla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve diğerlerini korkutasınız...) işaret ederek şunları belirtti: "Mekke'nin fethi olayında İslam Peygamberi'nin (s.a.a.) gece vakti ateşler yakarak bir ihtişam tablosu oluşturup düşmanın kan dökülmeden teslim olmasına zemin hazırladığı gibi, bugün de halkın sahada geniş çaplı varlık göstermesi caydırıcılık yaratma konusunda benzer bir işlev görebilir."

Önümüzdeki şehir ve köy İslami şura seçimlerine değinerek şunları söyledi: "Halkın bu seçimlere geniş katılımı, tıpkı toplumsal sahalardaki varlıkları gibi bir tür referandum ve nizâma yönelik halk desteğinin bir göstergesidir ve bu bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Böylesi bir katılım, müzakereler de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yetkililer için güçlü bir dayanak sağlar."

Tahran İslami Şura Meclisi Milletvekili, İslam İnkılabı Rehberi'nin şehadetinden önceki son beyanatlarına atıfta bulunarak şunları ifade etti: "Kendileri, yetkililerin başına bir şey gelirse, Allah'ın halkı harekete geçireceğini buyurmuşlardı. Görünüşe göre bu günlerde halkın kalpleri böyle bir lütfu kabul etmeye hazır hale gelmiş ve davranışlarında bir tür ilham ve harekete geçiş gözlemlenmektedir; ortada apaçık bir vahiy olmaksızın, bir nevi Hz. Musa'nın (a.s.) annesinin kalbine gelen ilhama benzetilebilecek bir ilham..."

Hüccetü'l-İslam Selimi sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün ister gerçek sahada ister sanal dünyada olsun sahada varlık gösteren her birey, adeta böylesi bir içsel hazırlığa sahip olmuş gibidir ve bu katılım, onu harekete ve eyleme sevk eden o ilahi uyanışın bir tezahürüdür."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha