Havza Haber Ajansı’nın haberine göre, İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi büyük İslam ümmetine, büyük İran milletine, âlimlere ve din adamlarına, havzanın üst kurumlarına, yardımcılar ve yöneticiler konseyine, eyalet ve bölge havza yöneticilerine, ayrıca ülke genelindeki dinî ilimler merkezleri ve medreselerinin müdürlerine hitaben yayımladığı stratejik mesajında şu ifadeleri kullandı: “İran’ın ve İslam’ın izzeti ile İslam ümmetinin ve milletinin düşmanlarının zillete uğraması; Tahran, Kum, Irak ve Mukaddes Meşhed’de gerçekleştirilecek Şehit İmam’ın cenaze törenlerine bilinçli ve coşkulu katılıma bağlıdır.”
İlim Havzaları Müdürü, bu önemli mesajında Şehit İmam’ın cenaze merasimine görkemli şekilde katılmayı kesin bir “şer’î ve imanî görev” olarak nitelendirdi ve şehit rehberin intikamının alınmasının ve kanının yerde bırakılmamasının talep edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ayetullah Arafi’nin mesajının tam metni şöyledir:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Büyük İslam ümmetine,
Büyük İran milletine,
Âlimlere ve din adamlarına,
Havzanın üst kurumlarına,
Muhterem yardımcılar ve yöneticiler konseyine,
Kıymetli eyalet ve bölge yöneticilerine,
Ülke genelindeki dinî ilimler merkezleri ve medreselerinin değerli yöneticilerine,
Selam ve taziyelerimi sunuyor, bir kez daha şu hususu özellikle vurguluyorum:
Şehit İmam’ın (r.a.) uğurlanması, cenaze namazı ve defin merasimleri ile taziye programları; milletlerin cihadının ve İslam ümmetinin büyük kıyamının sahadaki ve toplumsal alandaki tamamlayıcı halkasını oluşturmaktadır.
Bu konuda herhangi bir ihmalde bulunmak, ülke çapındaki cenaze törenlerine katılım hususunda kusur göstermek veya şehit rehberin (r.a.) ve aziz şehitlerin intikamının alınmasını ve kanlarının yerde bırakılmamasını talep etme görevini ihmal etmek; Yüce Allah’ın, Hazret-i Veliyy-i Asr’ın (Allah ruhlarımızı ona feda etsin), büyük İmam Humeynî’nin (r.a.) ve İslam şehitlerinin huzurunda asla kabul edilebilir değildir.
İran’ın her köşesinde ve dünyanın dört bir yanında Hüseynî bir coşku ve küresel, millî bir kıyam meydana getirilmelidir.
İran’ın ve İslam’ın izzeti, İslam ümmeti ve milletinin düşmanlarının zillete uğraması; Tahran, Kum, Irak ve Mukaddes Meşhed’de düzenlenecek törenlere bilinçli ve coşkulu katılıma bağlıdır.
İran ve Irak halkı, dünyanın diğer milletleri, direniş ekseni ve aziz gençler ayağa kalkmalı ve eşi benzeri görülmemiş bir tablo ortaya koymalıdır.
Bütün medya kuruluşları ve kurumlar seferber olmalı; her birey kendisini bu yolun bir mücahidi ve bu izzet mesajının, büyük tarihî ve medeniyet dönüşümünün bir taşıyıcısı olarak görmelidir.
“Ayağa kalkmak gerekir.”
Büyük merci-i taklitlerin ve seçkin âlimlerin tavsiyeleri ile şer’î ve fıkhî esaslar doğrultusunda bu konu, kesin ve bağlayıcı bir şer’î ve imanî görevdir.
Şehit rehberle (r.a.) vedalaşma destanında büyük bir dirilişin yaşanmasını, yüce rehberliğe yeniden biat edilmesini ve hakkın bütün dünyada batıla galip gelmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
“Zafer ancak mutlak güç ve hikmet sahibi Allah katındandır.”
Ali Rıza Arafi
İlim Havzaları Müdürü
yorumunuz